ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2012 Cuma

Altın bu yıl ilk kez 102 liraya çıktı

Altının ons fiyatındaki artış sonrasında iç piyasada 24 ayar altının gramı 102 lirayı aşarak bu yılın zirvesine yükseldi. Çeyrek altın 170 liraya ulaştı.Fed'in yeni destek önlemleri açıklamasının ardından altın fiyatları yükselişe geçti. Fed'in açıklamasıyla artan risk iştahı değerli metallere alım getirdi. Uluslararası piyasalarda altının onsu son 7 ayın en yükseğine çıkarak 1.777,95 doları gördü. Bu seviyeyi en son 29 Şubat 2012'de gören altının onsu 1.770 civarında işlem görmeye devam ediyor. Altının onsundaki artış İstanbul Kapalıçarşı'da da fiyatları artırdı. 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu yıl ilk kez 102 liranın üzerine çıktı. Altın fiyatları yıla 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı 102,30 lira, cumhuriyet altınının satış fiyatı ise 685,00 lira oldu. Çeyrek altının fiyatı da 170 liraya yükseldi. Altının gramı 2012'ye 98 liradan başlamıştı.
Devamı...

14 Mart 2012 Çarşamba

Mazota büyük zam!


Akaryakıt ürünlerinden motorin fiyatına büyük bir zam geldi.Mazotun satış fiyatı, bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere yüzde 3,08 oranında artırıldı.

Yüzde 3,08'lik zam, litrede 12 kuruş artış yaşanacağını gösteriyor.

Bu zamla birlikte İstanbul'da mazotun satış fiyatı kimi dağıtım firmalarında 4 lirayı geçerken, kimisinde de 4 liranın 1-2 kuruş altında bulunuyor.



Böylece, motorin fiyatı benzin fiyatına bir adım daha yaklaşmış oldu.

Son yapılan zamla birlikte benzinin fiyatı 4,5 TL'nin üzerine çıkmıştı.

Uzmanlar, hafta sonuna doğru benzine yeni bir zammın daha geleceğini belirtiyor.
Devamı...

6 Mart 2012 Salı

Bankalarla 'kart aidatı' inatlaşması


Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, Yargıtay'ın kararının ardından, yıllık kredi kartı aidat isteme sürenin 10 yıla çıktığını duyan binlerce kişinin kendilerine başvuru yaptığını bildirdiÇakar yaptığı açıklamada, bankalar tarafından yılık üyelik aidatı adı altında kart sahiplerinden talep edilen tüm aidatların hakem heyetleri ve mahkemeler tarafından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilerek, 10 yıllık zaman aşımına tabi tutulduğunu anımsattı.

Yargıtay'ın, bu konuda çok önemli yeni bir ilke kararı verdiğini ifade eden Çakar, “Buna göre, tüketiciler tarafından aidatlar 10 yıl geriye dönük olarak talep edilebilecek. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin bir uyuşmazlıkla ilgili verdiği bozma kararı uyarınca, 'kredi kartlarından yıllık üyelik aidatı tahsil edilmesinin haksız şart niteliğinde olduğu ve geriye dönük olarak 10 yıl boyunca talep edilebileceği' sabit oldu” diye konuştu.

Binlerce kişi başvurdu

Emsal niteliğindeki bu karar uyarınca tüketicilerin, bankaların aldığı yıllık kredi kartı kullanım ücretinin (aidat) kesilmesine karşı 10 yıl geriye dönük tüm kesintileri talep edebileceklerinin kamuoyuna duyurulmasının ardından kendilerine binlerce kişinin başvuruda bulunduğunu kaydeden Çakar, sadece tüketicilerin değil, birçok kurum ve kuruluşların da bu konuda kendilerinden bilgi aldıklarını söyledi.

Kredi kartı aidatlarının geri dönük istenmesine ilişkin dilekçe örneği hazırladıklarını ifade eden Çakar, şöyle konuştu:

“Dilekçe örnekleri, bizim sitemizden ya da şubelerimizden temin edilebilir. Hazırladığımız dilekçede, tüketiciler, bankalardan geçmişe dönük kredi kartı aidat ödeme dokümanı ile 10 yıl geriye dönük olarak ödedikleri aidat parasını isteyecek. Bankalar genellikle hem ödemeyi yapmıyor hem de geçmişe dönük ödenen kredi kartı aidatının dökümünü vermiyor. Yaklaşık 15 gün bekleyen tüketiciler, bankalardan eğer cevap gelmezse ya da olumsuz cevap gelirse, bankadan bu dökümleri istediklerini kanıtlayan belgeler ve dilekçeyle bulundukları il ya da ilçelerdeki Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuracaklar. Hakem heyetinin tüketici lehine olan kararını uygulamayan bankaya, icra yolu uygulanabilir.”

“Banka dökümlerini hakem heyetleri de isteyebilmeli”

Bankaların aidatları ödemedikleri gibi hesap dökümünü de vermediklerini belirten Çakar, “Bazı hakem heyetleri, banka dokümanı olmadığı için verilen dilekçeleri reddediyor. Bu nedenle biz de ilgili genel müdürlüğe, hakem heyetlerinin tüketicilerin işlerini kolaylaştırmalarını isteyen bir dilekçe yazdık. Bu dilekçemizde, bankalardan tüketicilerin, kredi kartı aidatlarıyla ilgili dokümanların hakem heyetleri tarafından isteyebileceklerine ilişkin genelge gönderilmesini istedik. Merkez Bankasına ise bankaların tüketicilerin başvurularını olumlu yönde değerlendirmeleri gerektiğini belirten dilekçe yazdık. Cevap bekliyoruz” diye konuştu.
Kredi kartını iptal edenlerin de ödedikleri aidatları isteyebileceklerini belirten Çakar, bu durumdaki kişilerin kredi kartı bilgilerini Tüketici Sorunları Hakem Heyetine bildirmeleri gerektiğini kaydetti.
Devamı...

3 Mart 2012 Cumartesi

Kiracı ve ev sahileri dikkat!


Kira geliri olanların, içinde bulunduğumuz mart ayının 25. günü akşamına kadar, bu gelirlerini beyan etmeleri gerekiyor.Kira gelirleri ile ilgili bazı ince noktalar var.

KENDİSİ DE KİRACI OLANLAR

Sahibi bulunduğu konutu kiraya veren bir kişi, kendisi de başka bir evde kira ile oturuyor olabilir.

Bu durumda olanlara sağlanan “özel bir avantaj” var.

ÖRNEK: İsmet Bey, sahibi olduğu evi aylık 1.200 TL ile kiraya vermiş. Kendisi de bir başka evde aylık 1.500 TL kira ödemektedir. Bu durumda;

1- İsmet Bey, kira gelirlerini vergi dairesine beyan etmek zorunda.

2- Kira gelirini beyan ederken, ödediği kirayı, aldığı kiradan düşüp, hiç vergi ödemeyebilir.


3- Ödediği kirayı, aldığı kiradan düşmek isteyenlerin “gerçek gider” yöntemini seçmeleri gerekiyor.

4- Daha önce, konut kira gelirini beyan edenler, “götürü gider” yöntemini seçmişlerse, iki yıl süre ile bu yöntemden vazgeçemezler (GVK Md.74/10 ve 74/11-3).EVİ YENİ ALMIŞ OLANLAR

Kiraya verdikleri evi yeni almış olanlar;

Satın aldıkları yıldan itibaren 5 yıl süre ile satın alma bedelinin yüzde 5’ini, o evden aldıkları kira gelirinden düşüp, hiç vergi ödemeyebilirler (GVK Md.74/4).

ÖRNEK: Cemil Bey, 2011 yılında 500 bin TL’ye aldığı evi 1 Mart’ta aylık 2.000 TL’ye kiraya vermiştir.

Bu durumda;

1- Cemil Bey, kira gelirlerini beyan etmek zorunda.

2- Beyan ettiği kira gelirinden (örneğin 20 bin TL’den) evi satın aldığı bedelin yüzde 5’ini (25 bin TL’yi) “gerçek gider” yöntemini seçmek suretiyle düşebilecek.

3- Sonuçta; (20 bin TL) - (25 bin TL) = - 5 bin TL

yani Cemil Bey beyanname verecek ama beyan edeceği bir kira geliri yok. Gelir Vergisi de ödenmeyecek. Bunun için Cemil Bey’in gerçek gider yöntemini seçmesi gerekiyor.

KREDİ İLE GAYRİMENKUL ALANLAR

Kiraya verdikleri evi ya da işyerini, banka kredisi kullanmak suretiyle alanlar, beyan edecekleri kira gelirinden, ödedikleri faizi düşebilirler (GVK Md.74/4).

ÖRNEK: Ayla Teyze, kiraya verdiği evden, 2011 yılında 30 bin TL kira geliri elde etmiştir. Bu ev için almış olduğu “konut kredisi” nedeniyle de 2011 yılında 34 bin TL faiz ödemiştir.

Bu durumda, Ayla Teyze “gerçek gider” yöntemini seçmek suretiyle, 30 bin TL kira gelirini beyan edecek. Bu kira gelirinden de, bankaya ödediği 34 bin TL faizi düşecek.

Sonuçta, Ayla Teyze hiç vergi ödemeyecek.

İŞYERİ KİRACISI STOPAJI YATIRMAZSA NE OLUR?

Mal sahibi açısından hiçbir şey olmaz!..

Nedenine gelince, kiracının yüzde 20 stopajı vergi dairesine beyan etmemesi ya da ödememesi yönünden, mal sahibinin hiçbir sorumluluğu yok.

Mal sahibi, beyanname verdiğinde, yüzde 20 stopajı (vergi dairesine yatırılmamış olsa dahi) hesaplanan gelir vergisinden mahsup edebilecek. Ancak, “vergi iadesi” talebinde, stopajın

ödenmiş olması koşulu aranıyor (GVK Genel Tebliği No:252).

HEM KONUT HEM DE İŞYERİ KİRA GELİRİ OLANLAR

Konut kira gelirleri;

2011’de 2.800,

2012’de de 3.000 TL’yi

İşyeri kira gelirleri de;

2011’de 23 bin, 2012’de

25 bin TL’yi

aştığında beyan edilecek.

Hem konut hem de işyeri kira geliri olanlar, konut kira gelirinin istisnayı aşan kısmı ile işyeri kira toplamı, 2011’de 23 bin TL’yi, 2012 yılında da 25 bin TL’yi aştığında beyan edecekler.
Devamı...

4 Ocak 2012 Çarşamba

Özel sektör ne kadar zam yapacak?


Türkiye Personel Yönetimi Derneği (PERYÖN) 2012 yılı Ücret Artışları Anketi sonuçlarını yayınladı.Türkiye Personel Yönetimi Derneği (PERYÖN) 2012 yılı Ücret Artışları Anketi'ne göre, özel sektör 2012'de ücretlere ortalama yüzde 7,5 zam yapacak.

PERYÖN'ün anketine göre, 2012'de özel sektör ücretlere ortalama yüzde 7,5 zam yapacak. Zam oranı, TÜİK'in açıkladığı Tüketici Fiyatları Endeksi'ndeki yıllık yüzde 10,45'lik artışın altında kalırken, özel sektörde ücret zammı 2011'de yüzde 7,4 ile bir önceki yılın enflasyon oranının (yüzde 8,57) altında kalmıştı.

25'i aşkın sektörden 180 firmanın verdiği yanıtlara göre en yüksek ücret zammı yüzde 8,8 ile otomotiv sektöründe olacak. Otomotiv sektörünü yüzde 8,7 ile sağlık, yüzde 8,4 ile üretim, yüzde 8,2 ile holding izleyecek.

En düşük ücret artışı yüzde 6 ile ilaç sektöründe yapılırken, ilaç sektörünü yüzde 6,2 ile finans takip edecek.

2012'de 10 sektör önceki yıla göre daha yüksek ücret zammı yaparken, 11 sektör ('diğer' başlığı altındaki tüm sektörlerle birlikte) daha düşük zam yapacak. Hizmet, telekomünikasyon, beyaz eşya, enerji ve ilaç sektörleri, çalışanlarına önceki yılın zam oranını uygulayacak. 2012'de önceki yıla göre zam oranını en çok artıran sektör 1,2 puanla holding olacak.

Ankete katılan firmaların yüzde 68'i ikramiye, prim gibi ücret tamamlayıcı uygulamalarda değişiklik yapmayacağını açıklarken, yüzde 14'ü oranlarda artış, yüzde 3'ü azaltma yapacak.

Çalışanlara sağlanan yan haklara bakıldığında şirketlerin çalışanlarına en çok telefon (yüzde 77), dizüstü bilgisayar (yüzde 69) ve sağlık sigortası (yüzde 67) sağladığı görülürken, şirketlerin en az ilgi gösterdiği yan haklar bireysel emeklilik (yüzde 17) ve hayat sigortası (yüzde 28) oldu.

Firmaların yüzde 81'i 2012 yılı ücret zammını tek seferde uygulayacak. Firmaların yüzde 56'sı ''tek seferlik zammı'' ocak ayında yapacak, yüzde 5'i ücret zammını şubatta, yüzde 11'i martta, yüzde 17'si ise nisanda ücretlere yansıtacak.
Devamı...

28 Aralık 2011 Çarşamba

Dolar rekor kırdı: 1,92


Merkez Bankası Başkanı Başçı'dan gelen açıklamalar ve paritedeki düşüşle dolar 1,92 liraya çıkarak rekor kırdı.Dalgalı geçen yılın son günlerinde dolar rekor tazeledi.

Bankalararası piyasada dolar 1,92 liraya kadar yükselerek tüm zamanların en yüksek düzeyine çıktı. Doların daha önceki rekoru Ekim ayındaki 1,9060 liraydı.

Doların rekor kırmasında Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın açıklamaları etkili oldu.

İstanbul'da konuşan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, ''İstisnai günlerde döviz satış tutarı 50 milyon doları aşabilecek'' dedi. Başçı, gerekli olursa doğrudan döviz satışı da olabileceğini bildirdi.

Başçı şunları söyledi: ''İçinde bulunduğumuz günleri normal günler ve müstesna günler diye ikiye ayıracak olursak, normal günlerde ne yapacak Merkez Bankası, istisnai yani müstesna günlerde ne yapacak? O şekilde bir sınıflandırma yapıyoruz. Normal günlerde döviz tarafında döviz satım ihalesinde alınan tekliflerin 50 milyon ABD dolarına kadar olan kısmı karşılanacak. Bu ne zamana kadar böyle? 24 Ocak 2012 Para Politikası Kurulu tarihine kadar... Merkez Bankası eğer ihalede alınan tekliflerin 50 milyon dolarını karşıladıysa anlayın ki o gün normal bir günmüş.''

PARİTE DE ETKİLEDİ
Doların yükselmesinde paritede yaşanan düşüş de rol oynadı. Euro/dolar paritesi 1,30'un da altına inince içeride de dolara alım geldi.

FAİZ YÜZDE 11'İ AŞTI
Başçı'nın açıklamalarıyla gösterge faiz de yüzde 11.07'ye yükseldi.

İş Yatırım Hisse Senetleri Müdürü Orhan Veli Canlı, "Hareket pariteyle başladı. Euro/dolar paritesinde sert düşüş oldu. O sırada Başçı'nın konuşması başladı. TCMB'den biraz karışık sinyaller geliyor, netleşmeye ihtiyaç var. ABD'den Hürmüz boğazına yönelik açıklamalar da eklenince tansiyon yükseldi. Faizler de düşük hacimle yüzde 11'lerin üzerine çıktı. Sepet 2,1950'yi aştı. Hepsi biraraya gelince endekste hacimli olmayan bir düşüş meydana geldi. Yılın son günlerinin sakin geçmesini bekliyorduk ancak dışarıdaki hareketlere karşı hala savunmasızız" dedi.
Devamı...

23 Aralık 2011 Cuma

Benzine zam!


Yeni fiyatlar bu gece yarısından itibaren uygulanacak.Bloomberg HT'nin haberine göre benzine litre başına 10 kuruş zam geldi. Zamlı tarife bu gece saat 00:00'dan sonra geçerli olacak.
Devamı...

15 Aralık 2011 Perşembe

Motorinde indirim


Motorinin litre fiyatında yüzde 1,97 oranında indirim yapıldı.İndirimle birlikte, litrede 7 kuruş duşuş olacak. 3,73 - 3,86 aralığında olan motorinin litre fiyatı, 3,66 - 3,77 aralığına gerileyecek.

Yeni tarife bu akşam saat 24:00'ten (16 Aralık Cuma) itibaren geçerli olacak.
Devamı...

14 Aralık 2011 Çarşamba

İlaçta KDV düşüyor


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ilaçta Katma Değer Vergisi (KDV) oranının yüzde 18'den yüzde 8'e düşürüleceğini açıkladı.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, İntibak Yasası’nı imzaladığını ve Bakanlar Kurulu’na gönderdiğini açıkladı.

Çalışma ve Sosyal Bakanı Faruk Çelik, TBMM Genel Kurulu’nda, bakanlığının bütçesi üzerinde konuştu ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Emeklilerin beklediği İntibak Yasası konusundaki sorulara Bakan Faruk Çelik, “İntibak, unuttu diyorsunuz, Allah aşkına günlerdir intibakı konuşuyoruz. Bugün de imzaladım, Bakanlar Kuruluna yasa tasarısı taslağını gönderdim, bugün verdim” dedi.

350 İLAÇ İLE İLGİLİ İSKONTA KALDIRILACAK VEYA FİYATLAR ARTACAK

İlaç krizine ilişkin sorulara da Faruk Çelik, “Bir iki gün içerisinde yaklaşık 350 ilaç ile ilgili iskontoların kaldırılması veya fiyatların artırılması şeklinde bir değerlendirmemizi sonlandırma noktasına gelmiş bulunuyoruz” dedi. Bakan Çelik, şöyle dedi:

“Üç yıllığına biz global bir bütçe hükümet olarak 2010-2011-2012 yıllarını içeren global bütçe gerçekleştirdik. Bu global bütçe iki yıllık dönemi içerisinde 1.1 milyarlık bir aşım söz konusu oldu. Sektörle bir araya geldik. Sektöre bu aşımın olmaması gerektiğini anlaşmaların üzerinde gerçekleşen bu rakamın kendileri tarafından tolere edilmesi gerektiği ile ilgili bazı değerlendirmeler yaptık. Sonucunda geldiğimiz noktayı ifade etmek istiyorum. Şu anda özellikle kalp, kanser, şeker, insilün, diyabet gibi benzer kritik hastalarımıza dönük ilaçların bir krize dönüşmemesi sorun oluşturmaması için dün akşam da son kez sektörle bir araya geldik. Bir iki gün içerisinde yaklaşık 350 ilaç ile ilgili iskontoların kaldırılması veya fiyatların artırılması şeklinde bir değerlendirmemizi sonlandırma noktasına gelmiş bulunuyoruz."

KDV YÜZDE 8'E İNECEK
Çalışma Bakanı, “İlaç üreticileriyle ilgili olarak sektörle ilgili olarak yüzde 18 olarak uygulanan KDV’nin yüzde 8’e indirilmesiyle ilgilide bir mutabakat oluşturuldu, aralık ayı içerisinde bunun da yürürlüğe gireceğini belirtmek istiyorum” dedi.

Eczacıların hassasiyeti konusunun da önemli olduğunu ifade eden Bakan Çelik, “Stok zararları ve mağduriyetlerin giderilmesi için Tebliğde gerekli düzenlemeyi yapacağımızı da bu sorunuz çerçevesinde belirtmiş oluyorum” dedi.

Çalışma Bakanı, 1 Ocak 2012’den sonra herkes genel sağlık sigortası kapsamına alınacağını da söyledi.

KIDEM TAZMİNATI
Konuşmasında kıdem tazminatına değinen Bakan Çelik, “Yüzde 8’e hitap ediyor. Ben emekten yanayım diyen hiç kimse bUgünkü kıdem tazminatını savunamaz. Çünkü, yüzde 8’i işçiyi kapsamaktadır. Biz diyoruz ki geliniz Kıdem Tazminatı Fonu çerçevesinde yüzde 8 değil, yüzde 100 işçilerimize sahip çıkalım diyoruz” dedi.
Devamı...

3 Aralık 2011 Cumartesi

Türkiye'de Euro alarmı


Ankara 'Çekirdek Euro' senaryosuna karşı B planını hazırladı. Türkiye'nin tahvil riski yok. Merkez Bankası ve BDDK izlemede. Dövize talep artarsa anında müdahale edilecek.Yeni Avrupa senaryoları nedeniyle dünyanın gözü gelecek hafta yapılacak AB Liderler Zirvesi'ne çevrilirken Ankara'da "Çekirdek Euro" senaryosuna göre hazırlık başladı. Ekonomi ve Maliye Bakanlıkları ile Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) başta olmak üzere tüm ekonomi yönetimi Euro Bölgesi'ndeki olası değişime karşı veri setini güncelleyerek B planı hazırladı. AB bünyesinde güvenli ve riskli ülkeler haritası çıkarıldı. Ankara'nın B planında öne çıkan başlıklar şöyle:

İHRACAT ETKİLENSE DE TOPARLANIR
İlk etapta ekonomik belirsizlik nedeniyle ihracatta kısmi bir düşüş yaşanabilir. Türkiye'nin en büyük ticari partneri Almanya olduğu için Berlin'in alacağı inisiyatife göre sıkıntının etkisi sınırlanabilir.

MERKEZ TETİKTE KALACAK
Euro ülkelerinde kamu borcunun sürdürülebilirliğine ilişkin endişeler ve sorunların bankacılık sektörüne yansıyacağı yönündeki algılar güçleniyor. Merkez Bankası da bu gelişmeleri yakından izleyerek yurtiçi piyasalardaki istikrarı sağlamak için gerekli politika tedbirlerini gecikmeden alacak.

TAHVİL RİSKİ YOK
Türkiye, başta Yunanistan olmak üzere Avrupa ülkelerinin "tahvil riskinde" rahat ülkeler arasında yer alıyor. Örneğin, Türk bankalarının portföyündeki Yunan tahvili miktarı sadece 100 milyon Euro civarında. Avrupa'da krizin başladığı günden bu yana Türk bankalarının ihtiyatlı tutumu tahvil risklerini önledi.

TURİZME ÇİFTE ETKİ
Euro Bölgesi'ndeki daralma ekonomide belirsizliği artırırsa, Avrupalı turist sayısı azalabilir. Ancak, AB'deki turizm hizmetlerinde fiyatlar yükseleceği için özellikle Ortadoğu'daki turistler Türkiye'yi tercih edebilir.

KÜRESEL EKONOMİ SARSILIR
Çekirdek Euro ile birlikte Avrupa ekonomisinde uzun süren geçiş dönemi ortaya çıkabilir. Bu tablo 27 AB ülkesinin büyüme ve işsizlik verilerine de yansır. Bu da sadece Avrupa'nın sorunu değil, bütün dünya ekonomisinin sorunu olabilir. Bu gelişmeler Euro Bölgesi'nin önemli ticari ortağı ABD ve Çin'i de etkileyebilir. Küresel ekonomiye yansıması Türkiye'de de hissedilir.

KREDİ NOTLARI DÜŞER
Euro Bölgesi'nde ülke tahvillerinin faizlerinin yüksek kalması, banka bilançolarının daralması durumunda ortaya ciddi bir güven krizi çıkabilir. Resesyon riskinin artmasıyla bölgedeki ülkelerin kredi notları üzerinde aşağı yönlü baskılar artabilir. Bu da borçlanma maliyetlerini yükseltebilir.

BDDK'DAN ANLIK TAKİP
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Türkiye'deki bankaların krizdeki ülkeleri fonlama amacıyla sermaye transferi yapma olasılığını izlemeye devam edecek. Türkiye'de pay azaltmayı planlayan bankalardan yurtdışına fon aktarımı olasılığına karşı işlemler anlık takip ediliyor.

DÖVİZE TALEP ARTARSA MÜDAHALE GELİR
Euro Bölgesi'nin parçalanması halinde ilk etapta dövize talep artabilir. Bu da cari açığı olumsuz etkileyebilir. Merkez Bankası bu süreçte proaktif tutumunu sürdürecek. Lirada değer kaybı yaşanması durumunda günlük döviz satım tutarları kademeli olarak artırılabilir. Merkez'in elinde zorunlu karşılıklar başta olmak üzere müdahale edebilecek çok sayıda enstrüman bulunuyor.

AB ÜÇE BÖLÜNÜRSE!
Dünya Ekonomisi Araştırma Enstitüsü, 8-9 Aralık'ta yapılacak AB zirvesinde Euro Bölgesi'ndeki ülkelerin ekonomik durumlarına göre üçe bölüneceğini öngördü. Bu senaryoya göre altı ülke 'Çekirdek Euro' grubuna girecek.

Alm anya, Fransa, Hollanda gibi güçlü mali yapıdaki ülkeler bu grupta olacak. İspanya, İtalya ve Yunanistan ikinci grubu oluşturacak. Polonya, Romanya en zayıf halka olacak. Ödevini yapan bir üst gruba geçebilecek.
Devamı...

1 Aralık 2011 Perşembe

2012'de asgari ücret ne kadar olacak?


Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun ilk toplantısından sonuç çıkmazken Bakan Çelik asgari ücret ve memur maaş zammıyla ilgili açıklama yaptı.Asgari ücrette zam pazarlığı başladı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2012'de uygulanacak asgari ücreti belirlemek için toplandı. Ancak ilk toplantıdan karar çıkmadı.

4 milyona yakın Asgari ücretlinin gözü kulağı Ankara'daydı...
Asgari Ücret Tespit Komisyonu 2012 yılının asgari ücretini belirlemek için toplandı. İşçileri Türk-İş, işvereni ise TİSK'in temsil ettiği toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik başkanlık etti. Çelik, "Başta işçilerimizin geçim şartları olmak üzere, etkilediği tüm şartların komisyon tarafından dikkate alınarak, çalışma barışına olumlu katkıda bulunacak, ülkemizin şartlarına uygun bir asgari ücretin tespit edilmesini bakan olarak, bakanlık olarak temenni ediyoruz" dedi. Programda Zam Oranı Yüzde 3 Artı 3 Olarak Öngörülüyor Hükümetin 2012 yılı ekonomi programına göre asgari ücrette yüzde 3 artı 3 artış yapılması öngörülüyor.

İşçiler, asgari ücretin belirlenmesinde en düşük devlet memuru aylığının gözönüne alınmasını, işveren ise artışların makul seviyelerde olmasını talep etti.

Asgari ücretteki zam pazarlığında ilk toplantıdan karar çıkmadı. Görüşmeler 15 Aralık'taki ikinci toplantı ile devam edecek.

Memur Maaş Zammı Ne Olacak?
Bu arada memur maaşlarına yapılacak zamlarla ilgili ayrıntılar da belli olmaya başladı. Çelik, bu konuda şunları söyledi: "Toplu sözleşme yeni yıla yetişirse, zaten toplu sözleşme kanun niteliğinde olduğu için o yürürlüğe girecek. Ama yetişmezse bütçe kanunundaki ilgili madde burada bir aksamaya fırsat vermeyecektir. Yine öngörüler çerçevesinde memur maaşlarına gerekli zamlar yapılacaktır."
Devamı...

29 Kasım 2011 Salı

Borsada her şey değişiyor


İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Hüseyin Erkan, Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda İMKB bünyesinde alınan kararlardan ve yeniliklerden bahsetti.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Hüseyin Erkan, ''Yıl sonuna kadar 2 ya da 3 şirket daha halka arz olacak. 30'a yakın bir rakamla bu yılı tamamlayacağız gibi görünüyor'' dedi.

İMBK'nin Olağanüstü Genel Kurulu, Borsanın İstinye'deki merkezinde başladı. Hüseyin Erkan, burada yaptığı konuşmasında, İMKB'deki son dönem çalışmalarını anlattı.


"DİĞER BORSALARA ÖRNEK OLUYORUZ"
İMKB'de işlem hacmi ve işlem gören şirket sayısı açısından ciddi gelişmeler yaşandığını belirten Erkan, geçen yıl borsada işlem hacminin 3,2 trilyon dolar olduğunu, yıl sonunda yine bu rakamlara ulaşılabileceğini bildirdi.

Sabit getirili menkul kıymetlerin yüzde 85'inin Borsa'dan geçmesinin sağlandığını anlatan Erkan, ''En büyük organize repo piyasasına sahibiz. Türkiye'de biz bunu gerçekleştirdik, diğer borsalara da örnek oluyoruz'' dedi.

Erkan, halka arzlar aracılığıyla ekonomiye önemli kaynak sağlandığını, 2005-2009 döneminde toplam halka arz gelirlerinin 51,5 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

Halka arz seferberliğine de devam ettiklerini anlatan Erkan, şirketlerle bire bir temas kurduklarını, onlara uzak olmadıklarını anlattıklarını söyledi.

HALKA ARZ ORTALAMASI BU YIL 30'A YAKIN BİR RAKAM OLACAK

Hüseyin Erkan, 1990-2000 yılları arasında halka arz ortalamasının 24 şirket olduğunu, sonrasında bu sayının 6'ya düştüğünü belirterek, ''Yıl sonuna kadar 2 ya da 3 şirket daha halka arz olacak. 30'a yakın bir rakamla bu yılı tamamlayacağız gibi görünüyor'' dedi.

Erkan, 2011 sonunda ''Serbest İşlem Platformu''nu da devreye alacaklarını belirterek, 20'nin üzerinde şirketin de bu platformda işlem görmeye başlayacağını kaydetti.

3 AŞAMALI TEDBİR

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Hüseyin Erkan, önümüzdeki dönemde yatırımcı bazında tedbirlerin devreye gireceğini belirterek, ''Üç aşamalı tedbirler getireceğiz. İlk aşamada yatırımcı bazında brüt takas. Tekrarı halinde yatırımcı bazında depo şartı. Bu da tutmazsa yatırımcının borsadan boykotuna kadar gidebilecek sonuçlar çıkacak ortaya'' dedi.

İMKB'nin olağanüstü genel kurulunda konuşan Erkan, İMKB'de kurumsal yatırımcı eksikliğine dikkati çekerek, bunun İMKB'deki volatiliteyi artırdığını anlattı.

DÜNYA BORSALARINDA İŞLEM HACMİ DÜŞERKEN, İMKB ARTIŞ GÖSTERDİ

Erkan, yerli kurumsal yatırımcının tabanı geliştikçe İMKB'nin daha az oynak karaktere sahip olacağının altını çizerek, bu yıl dünya borsalarında işlem hacimleri düşerken İMKB'de ciddi artışlar yaşandığını kaydetti.

Yabancı yatırımcıların halka açık piyasa değeri içindeki payının düştüğüne, 2,5 milyar dolarlık satışın Türkiye'den çıkış anlamına gelmeyeceğine dikkati çeken Erkan, geniş zaman dilimlerine bakmak gerektiğini söyledi.

Piyasa yapıcılığı, emir iptali, alıcı satıcı kodlarının gösterilmemesi, fiyat adımlarının küçültülmesi gibi değişikliklerin işlem hacmine etkisine ilişkin şu bilgileri verdi:

"İşlem hacminde 5 aylık dönemde yüzde 56'lık, 8 aylık dönemde yüzde 48'lik, 1 senelik dönemde yüzde 26'lık artış görüyoruz. Fiyat oynaklığında 5 ayda yüzde 2'lik, 8 ayda yüzde 5'lik, bir yıllık dönemde yüzde 7'lik azalma görüyoruz.''

Yurt dışı faaliyetlerine ilişkin de bilgi veren Erkan, yurt dışından Türkiye'nin ekonomik gelişmesi ve sermaye piyasalarına büyük ilgi gösterildiğini belirterek, önümüzdeki yıllarda Güney Kore'den, Tayvan'dan ve Avrupa'dan çeşitli yollarla sermayenin Türkiye'ye gelebileceğini anlattı.

HİSSE ALIM SATIM SİSTEMİ DEĞİŞİYOR

Erkan, 2012 projelerine ilişkin olarak ise, şunları kaydetti:

"Hisse senedi alım satım sistemini artık değiştiriyoruz. Ekran görüntüsü haricinde hiçbir şey eski sistem değil. Çok değişti ve hepsine hakimiz. Birçok uygulamayı bu sistem üzerine geliştirdik, kapasitesini artırdık, işlem hızlarını artırdık. Ama artık yeni bir jenerasyona geçmemiz lazım. Son süratle çalışmalar devam ediyor. Önümüzdeki yıl eylül ayına kadar zannediyorum testleri de bitirmiş olacağız. Umut ediyorum 2012 sonuna kadar yepyeni bir jenerasyon yazılımı, yüzde 100'üne kendimizin sahip olduğu, fikri mülkiyetine tamamen sahip olduğumuz bir sistemi devreye sokuyoruz.''

Büyük Emirler Pazarı oluşturma çalışmalarını sürdürdüklerini, ancak bunu yeni sistem üzerinde hayata geçirmeyi planladıklarını söyleyen Erkan, böylece kurumsal yatırımcıların dışarıdan yaptıkları işlemlerin ciddi kısmının çekileceğine inancını ifade etti.

Erkan, yeni sistemle birlikte fiyat adımlarının bir miktar küçülmesine başlanacağını bildirdi.

Önümüzdeki dönemde yatırımcı bazında tedbirlerin de devreye gireceğini aktaran Erkan, ''Üç aşamalı tedbirler getireceğiz. İlk aşamada yatırımcı bazında brüt takas. Tekrarı halinde yatırımcı bazında depo şartı. Bu da tutmazsa yatırımcının borsadan boykotuna kadar gidebilecek sonuçlar çıkacak ortaya. Biz artık piyasamızda kötü oyuncuların, piyasa bozucu hareketlerin önüne geçme fırsatını bu yeni sistemde yakalayabileceğiz'' dedi.

2012 PROJELERİ

İMKB Başkanı Erkan, diğer 2012 projelerine değinerek, İMKB'de işlem gören menkul kıymetler üzerine opsiyon piyasasını hayata geçirmek için yasada buna imkan tanıyan maddeler bulunduğunu, kendi mevzuatlarının buna imkan tanıdığını, bu piyasayı hayata geçirmek için hazır olduklarını, testlerini yaptıklarını ve çok kısa zamanda devreye alacak durumda bulunduklarını kaydetti.

KAP SİSTEMİNİN ALTYAPISI YENİDEN TASARLANACAK

Erkan, diğer 2012 projelerini şöyle sıraladı:

"İMKB Sürdürülebilirlik Endeksi projesinin 2012 yılı ilk yarısında tamamlanmasını planlıyoruz. Şirketlerin hak kullanımıyla ilgili olarak KAP sistemi aracılığıyla duyurmakta oldukları bilgilerin veri olarak da kullanılabilmesine yönelik olarak KAP altyapısı yeniden tasarlanmış olup çalışmalar tamamlanmak üzeredir.''

BÜTÇEYE YATIRIM ÖDENEĞİ

Renovasyon projesine de değinen Hüseyin Erkan, İstinye'deki bina ve Ataşehir'de bazı yatırımlar yapmak istediklerini, bunun için bütçeye ciddi bir yatırım ödeneği konulduğunu söyledi.

Oluşturmak istedikleri ikiz yapının teknik bir gerekliliğin sonucu olduğuna işaret eden Erkan, İstanbul Finans Merkezi projesi kapsamında bölgenin merkezi haline gelmeyi planladıklarını, bu nedenle hataya tahammülleri olmadığını ve birbirine eşit kapasitede iki merkeze ihtiyaç duyulduğunu anlattı.

İMKB'NİN HUKUKİ ŞEKLİ DE DEĞİŞMEYE BAŞLIYOR
Erkan, bir yandan yeni yer için yatırımlar sürerken, mevcut yerin korunması ve belirsizliğe yer bırakılmaması gerektiğini ifade ederek, İMKB'nin hukuki şeklinin de değişmeye başladığını ve çok kısa zamanda sonuçlanmasının beklendiğini bildirdi.

"BİR BORSA, BİR ODADAN YÖNETİLMEZ"

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Hüseyin Erkan, ''Ben personelimle gurur duyuyorum. Bir borsayı yönetmek 30 kişiyle olmaz. Bir borsa, bir odadan yönetilmez'' dedi.

Erkan, İMKB Olağanüstü Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, İMKB'nin göstermelikte de olsa bir işlem salonunun olmasında fayda bulunduğunu belirterek, bunun avantajlarını anlattı.

İMKB'nin verilerinin depolandığı bir merkezin Ankara'da bulunduğunu, burayı olağanüstü durum merkezi haline getirmeye çalıştıklarını söyledi.

"HALKA ARZDA HEPİMİZE GÖREVLER DÜŞÜYOR"

2023 yılında Borsada bin şirket hedeflediklerini anımsatan Erkan, ''Türkiye'nin göz bebeği, gururla gösterdiği şirketleri aramızda görmek isteriz. Halka arzlarda artık hepimize görevler düşüyor'' dedi.

Erkan, bugünkü konjonktüre rağmen halka arzların devam ettiğini söyledi.

Yatırımcı seferberliği konusunda da çalıştıklarını anlatan Erkan, Türkiye nüfusunun yüzde 10'unu hisse senedi sahibi yapmak için bütün kurumların çalıştığını kaydetti. İstanbul'u bir finans merkezi olarak ortaya çıkaracak en önemli projelerden biri olan ortak emir dağılım platformu konusunda da çalışmaların sürdüğünü söyledi.

"PERSONELİMLE GURUR DUYUYORUM"

Hüseyin Erkan, konuşmasının sonunda basında Borsa personeli, faaliyetleri ile ilgili asılsız, gerçeğe dayanmayan birçok iddia ile karşı karşıya olduklarını, bu tür olayların kurumu yıprattığını belirterek, ''Ben personelimle gurur duyuyorum'' dedi.

Erkan'ın bu sözleri salondaki Genel Kurul katılımcıları tarafından alkışlandı.

Yetkilendirilmiş bir kurum olarak bir borsanın 30 kişiyle bir odadan yönetilemeyeceğinin altını çizen Erkan, İMKB'nin herhangi bir aracı kurumla karıştırılmaması gerektiğini söyledi.

Borsanın belli sayıda, belli eğitim düzeyinde ve maaşla personel çalıştırmak zorunda olduğunu anlatan Erkan, bu kriterlerin yönetmeliklerle belirlendiğine dikkati çekti.

Erkan, Borsa personelinin sendikalaşarak haklarını kazandığını, hakların Anayasa tarafından garantiye alındığını belirtti.

Genel Kurul katılımcılarına İMKB'de yönetim kurulu üyeliğinin çok önemli olduğunu anlatan Erkan, bu görev için ciddi zaman ayırmak ve özveri gerektiğini söyledi.

Erkan, konuşmasının sonunda desteklerinden dolayı yönetimdeki çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.
Devamı...

21 Kasım 2011 Pazartesi

Petrolde turnayı gözünden vurduk

Batman'ın Kozluk İlçesi yakınlarındaki Garzan Bölgesi'nde bulunan Köseler-2 kuyusunda yapılan sondaj çalışmaları sonunda yüksek graviteli petrol bulundu.TPAO Bölge Müdürü Süleyman Çalık, bulunan petrolün kesin kalitesinin hafta içinde yapılacak analizler sonucu belirleneceğini söyledi. Sondaj kuyusunda çalışan TPIC çalışanları ise, ilk kez bu kadar kaliteli petrol çıkardıklarını söyledi.

Kozluk İlçesi yakınlarından geçen Garzan Çayı bitişiğinde 4.5 ay önce TPAO tarafından açılan Köseler-2 kuyusunda sondaj çalışması yapan TPIC ekibi, 3 bin 850 metrede artezyen halinde kaliteli petrol bulunduğu öğrenildi.

Yaklaşık 2 yıl önce aynı bölgede açılan Köseler Kuyusu'nda az oranda petrolün çıkması üzerine, TPAO'nun yan kuruluşu olan TPIC tarafından aynı bölgede ve yaklaşık 2 kilometre mesafede açtığı Köseler-2 Kuyusu'nda kaliteli petrol rezervine ulaşıldı.

Köseler-2 kuyusunda 3 bin 850 metrede kaliteli petrol rezervine ulaşan TPIC çalışanları, bugüne kadar ilk kez bu kadar kaliteli bir petrol çıkardıklarını söyledi. Bölgede bugüne kadar en kaliteli olarak 32 graviteli petrol çıkarıldığını hatırlatan TPIC çalışanları, "Rafinajı yapılmadan bile kullanılabilir durumdaki petrolün içinde az oranda doğalgaz da var.

Türkiye'de en yüksek graviteli petrolün Köseler-2 kuyusundü bulunduğunu söyleyebiliriz. İlk saptamalara göre Kerkük petrolü değerindeki petrolü bulmanın sevinci içindeyiz. Sondaj takımı sıkıştığı için kuyuda çalışmalar biraz gecikti" dedi.

TPAO Batman Bölge Müdürü Süleyman Çalık ise kuyuda petrol emaresinin iyi olduğunu ifade ederek, "Petrolün analiz ve laboratuvar incelemeleri sürüyor. Hafta içinde kalitesi yani gravitesi ve günlük üretim kapasitesi ile ilgili detaylı bilgiler elimize ulaşacak" şeklinde konuştu.
Devamı...

20 Kasım 2011 Pazar

İstanbul’a rekor bütçe


İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2012 yılı konsolide bütçesi 19 milyar 445 milyon 178 bin lira olarak belirlendi.

Büyükşehir Belediyesi bu bütçesiyle 18 bakanlığın bütçesini geride bıraktı.

AA muhabirinin Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı bilgiye göre, 2012 yılında Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesi bir önceki yıla göre yüzde 0,7’lik bir artışla 7 milyar 300 milyon TL olarak belirlendi. Büyükşehir Belediyesi’nin bağlı kuruluşlarından İSKİ’nin 2012 yılı bütçesi 3 milyar 280 milyon 989 bin lira, İETT’nin 1 milyar 826 milyon 265 bin lira, bağlı şirketlerin de 7 milyar 37 milyon 924 milyon lira olarak öngörüldü.

Bir önceki yıla göre yüzde 7,70 oranında artan konsolide bütçeden yatırımlara 8 milyar 40 milyon 85 bin lira (yüzde 41,35) ayrıldı.

Konsolide yatırım bütçesi içinde Büyükşehir Belediyesi’nin yatırım miktarı 4 milyar 883 milyon 944 bin lira (yüzde 61), İSKİ’nin 1 milyar 474 milyon 741 bin lira (yüzde 18,34), İETT’nin 539 milyon 374 bin lira (yüzde 6,71), bağlı şirketlerin ise 1 milyar 142 milyon 26 bin lira (yüzde 14,20) olarak öngörüldü.



Yatırımlara ayrılan pay

İstanbul Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesinden ulaşıma 2 milyar 996 milyon 929 lira (yüzde 61), çevreye 952 milyon 905 bin lira (yüzde 19,51), kültür ve turizme 144 milyon 961 bin lira (yüzde 2,97), sağlık ve sosyal hizmetlere 327 milyon 279 bin lira (yüzde 6,70), afete de 461 milyon 870 bin lira (yüzde 9,46) ayrıldı. Böylece Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesinden yatırımlara toplam 4 milyar 883 milyon 944 bin lira (yüzde 61) ayrılmış oldu.

Belediye bütçesinde en önemli yatırım kalemi olan ulaşıma bu yıl da önceki yıllarda olduğu en yüksek pay ayrıldı. İETT ve şirketlerle birlikte konsolide bütçeden ulaşıma ayrılan pay 3 milyar 996 milyona ulaştı. Bu rakam konsolide yatırımların yaklaşık yüzde 50’sini oluşturmakta.

Büyükşehir Belediyesi’nin 2012 yılı gelir bütçesini 6 milyar 600 milyon, gider bütçesi ise 7 milyar 300 milyon lira olarak hesaplandı. Gelirlerin 124 milyon lirası vergi, 449 milyon lirası teşebbüs ve mülkiyet, 121 milyon lirası sermaye gelirleri, 5 milyar 874 milyon lirası da diğer gelirler başlığı altındaki Maliye Bakanlığı ve İller Bankası paylarından oluştu. Gelir-gider bütçesi arasındaki denklik ise iç ve dış borçlanma yolu ile sağlandı.

Bütçede 700 milyon lira borçlanma öngörüldü

Büyükşehir Belediyesi’nin 2012 yılı bütçesinde, 640 milyon lira iç borçlanma, 503 milyon lira iç borç geri ödemesi ve 947 milyon lira dış borçlanma, 384 milyon lira dış borç geri ödemesi olmak üzere kullanım ve ödeme farklarından oluşan 700 milyon lira borçlanma öngörüldü.

Borçlanma yoluyla elde edilen kaynağın neredeyse tamamı raylı sistem ulaşımları için kullanılacak.

18 bakanlığın bütçesini geçti

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2012 yılı konsolide bütçesi 21 bakanlık içinde 18 bakanlığın bütçesini geride bıraktı. Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesini sadece 88 milyar 523 milyon 596 bin lira olan Maliye Bakanlığı, 39 milyar 169 milyon 379 bin lira olan Milli Eğitim Bakanlığı ve 31 milyar 551 milyon 963 bin lira olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bütçeleri geçti.

Büyükşehir Belediyesi’nin konsolide bütçesi, genel bütçeli idareler arasında yer alan Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık, MİT Müsteşarlığı, MGK Genel Sekreterliği, Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü bütçelerini de geride bıraktı.

Büyükşehir Belediyesi’nin konsolide bütçesiyle geride bıraktığı bakanlıkların ve genel bütçeli idarelerin 2012 yılı için öngörülen bütçeleri (1.000 TL) şöyle:

Milli Savunma Bakanlığı 18.229.672

Sağlık Bakanlığı 14.357.938

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 10.484.859

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 8.904.140

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 8.841.713

Adalet Bakanlığı 5.277.312

Gençlik ve Spor Bakanlığı 4.469.119

İçişleri Bakanlığı 2.585.387

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 2.236.131

Orman ve Su İşleri Bakanlığı 1.846.902

Kültür ve Turizm Bakanlığı 1.705.076

Dışişleri Bakanlığı 1.351.947

Ekonomi Bakanlığı 1.279.980

Kalkınma Bakanlığı 1.067.700

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 929.814

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 582.718

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 384.676

Avrupa Birliği Bakanlığı 151.171

Cumhurbaşkanlığı 138.700

TBMM Başkanlığı 651.252

Başbakanlık 861.757

Mit Müsteşarlığı 750.942

MGK Genel Sekreterliği 14.376

Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü 89.462

AA
Devamı...

28 Ekim 2011 Cuma

Türkiye'ye yeni bir banka geliyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 300 milyon dolar sermayeli mevduat bankası kurulması için Lübnan merkezli Audi grubuna izin verdi.

BDDK'nın ilgili kararınca Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre , kurucu ortaklar Audi s.a.l., Audi Saradar Group, Audi Saradar Private Bank s.a.l., Raymond W. Audi, (Raymond Audi), Samir N. Hanna, (Samir Hanna), Freddie C. Baz tarafından Türkiye'de 300 milyon dolar karşılığı Türk Lirası sermayeli mevduat bankası kurulmasına izin verildi.

Arap dünyasının dördüncü büyük bankası olan Bank Audi grubu, Türk finans sektörünün 49'uncu bankası olacak.

Gelişmeyle ilgili Cnbc'ye konuşan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin, Avrupa'da finansal sistemle ilgili sıkıntıların zirveye çıkıtığı bu dönemde Arap sermayesinin Türkiye gelmesinin önemli olduğuna dikkat çekti.

Lübnanlı Audi ailesinin yüzde 7.2 hisseye sahip olduğu bankanın ortakları arasında yine Lübnanlı Saradar ailesi, Kuveytli El Hamalzi ailesi ve El Sabah aileleriyle, Deutsche Bank da bulunuyor.


Devamı...

27 Ekim 2011 Perşembe

Deprem vergileri ne oldu?

Van Depreminden sonra yeniden kamuoyunun gündemine gelen deprem vergileri ne oldu? Bunun için toplanan vergiler nereye harcandı, sorusuna yanıt Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten geldi.

Tütün ve sigara kaçakçılığı ile mücadele eylem planını açıkladığı basın toplantısında konuşan Şimşek'e, 1999 depreminden sonra çıkarılan vergiler neticesinde yaklaşık 46 ila 48 milyar liralık gelir elde edildiği ve bu vergilerin nereye harcandığı soruldu.

74 MİLYONUN İHTİYACI İÇİN HARCANDI
Şimşek, toplanan vergilerin sağlık, eğitim, duble yollar gibi 74 milyonun ihtiyacını karşılamak için kullanıldığını söyledi. Şimşek, uluslararası vergi uygulamalarında da 'tek bir harcama için vergi toplanması' mantığının doğru bulunmadığının altını da çizdi.

Maliye Bakanı, bu vergilerin kendilerinden önceki hükümet döneminde ‘geçici’ olarak çıkarıldığını; ancak daha sonra yine kendilerinden önceki hükümet tarafından ‘kalıcı’ hale getirildiğini anlattı. Dolayısıyla kendi hükümetleri döneminde ‘deprem’ adı altında bir vergi uygulamaya koymadıklarını, mevcut şekliyle vergi alımına devam ettiklerini söyledi.

Bakan Şimşek, 46 ila 48 milyar lira toplandığına ilişkin rakamın ise doğru olup olmadığına bakması gerektiğini belirtti. Şimşek, sadece sağlık harcamalarına 1 yıl için 44 milyar lira aktarıldığına vurgu yaptı.

MAAŞINI BAĞIŞLAYACAK
Şimşek ayrıca, hükümet olarak deprem yaralarının sarılması için ellerinden geleni yaptıklarını belirtirken, bireysel olarak bir aylık maaşını depremzedeler için bağışlayacağını da duyurdu.
Devamı...

Sigarada niye indirim yapıldı?

Sigaraya yapılan ÖTV zammı iki hafta sonra geri alındı. Peki hükümet neden böyle bir adım attı? Sorunun cevabı dünkü Merkez Bankası enflasyon raporunda gizli.

Sigaradaki özel tüketim vergisine iki hafta önce yapılan zam sonrasında dün indirime gidildi.

Tütün ürünlerinde 13 Ekim'de yüzde 69'a çıkarılan ÖTV oranının, 31 Aralık 2012'ye kadar yüzde 65 olarak uygulanması kararlaştırıldı. ÖTV indirimi bir paket sigaraya 1 liralık düşüş olarak yansıdı.

Peki hükümet cep telefonu, otomobil ve alkollü içkilerdeki ÖTV'yi değiştirmezken neden iki hafta içinde sigarada yeniden düzenlemeye gitti?

Sorunun cevabı sigaranın enflasyona etkisinde gizli. Tütün ürünlerine yapılan zammın enflasyona katkısı 0.9 puan olacak. Bir başka deyişle sigaradaki zam enflasyonu körükleyeceğinden geri adım atıldı.

NTV yayınına katılan Milliyet Yazarı Güngör Uras da konuyla ilgili şunları söyledi:

"Hükümet ÖTV'de bir güncelleme yaptı. Buna göre birçok mal ve hizmetin ÖTV'si yükseldi. Ancak kısa sürede sigarada ÖTV artışı geri alındı. Bunun nedeni dünkü Merkez Bankası enflasyon raporunda var. MB enflasyon raporunun içine kutu koymuş ve 'sigaraya biraz fazlaca zam yapıldı' diye bir şey var. Merkez Bankası'nın raporunun açıklandığı gün ÖTV zammı geri alındı."
Devamı...

25 Ekim 2011 Salı

Azeri petrolüne Türk rafinerisi!

Başbakan Erdoğan, İzmir'e yapılacak yatırımlarda 10 bin kişinin istihdam edileceğini belirtti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Petkim Aliağa tesislerinde düzenlenen, AYPE-T fabrikasının açılışı ile Star Rafinerisi ve Haydar Aliyev Teknik ve Meslek Lisesi temel atma törenine katıldı.
Azerbaycan ile Türkiye'nin el ele vererek, kardeşlik içinde çok büyük ortak yatırımlar gerçekleştirdiklerini kaydeden Erdoğan, Erdoğan, ''İnşallah, Aliyev kardeşimle, bizim aramızdaki bu dayanışmayı, bu kardeşliği tüm dünyaya bir emsal olarak muhafaza edeceğiz. El ele, omuz omuza, en önemlisi de kalp kalbe, bu bölgede istikrar ve refahı tesis edeceğiz'' dedi.
Bugün İzmir'de, büyük ve muhteşem bir yatırımın temel atma törenini gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, Socar ve Turcas Grubu'nun, Petkim yarımadasında inşa edeceği Star Rafinerisi'nin, 5 milyar dolarlık yatırım bedeliyle Türkiye'de ve dünyada, tek noktaya yapılan en büyük yatırım olma özelliğini taşıdığını ifade etti.
İzmir ve Türkiye için adeta bir gurur abidesi olacak bu yatırımın, inşa aşamasında 10 bin kişiye, 2015 yılında devreye alındığında da bin kişiye daimi istihdam sağlayacağını belirten Erdoğan, ''İzmir'in çehresini değiştirecek, Türkiye'nin enerjisine enerji katacak bu yatırım, aynı zamanda bizim 2023 hedeflerimizi de destekler nitelikte bir gelişme arz edecek'' dedi.

Azerbaycan'ın BM Güvenlik Konseyi üyeliğini kutladı
Azerbaycan'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğine seçildiğini hatırlatan Erdoğan, bu nedenle Cumhurbaşkanı Aliyev'i kutladı ve ''hayırlı olsun'' temennisini iletti.
Kısa süre önce Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyinde üye olduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, ''Şimdi kardeş Azerbaycan bu süreci inşallah 2 yıl devam ettirecek. Birlikte çok güzel çalışmalar yaptık ve bu neticeye ulaşıldı. Ben kendilerini bir kez daha kutluyorum'' dedi.

Aliyev ile birlikte açtı
Bugün, Petkim'in AYPE-T Fabrikasının resmi olarak hizmete açıldığını bildiren Erdoğan, 720 öğrenciye hizmet verecek, öğrencilerin teoriyle pratiği aynı anda yaşayacakları Haydar Aliyev Endüstri Meslek Lisesi'nin temelinin atılacağını da dile getirdi.
Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda açılışı yapılacak ve temelleri atılacak tesislerle yatırımların Türkiye ve Azerbaycan ile iki ülke halklarına hayırlı olmasını diledi.
Erdoğan, konuşmasının ardından, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve bazı Azeri bakanlarla birlikte tesislerin açılışı yaptı ve temelini attı.


Rafineri temeline mesaj attılar
Başbakan Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Petkim Aliağa Tesisleri'nde düzenlenen AYPE-T fabrikasının açılışı ile Star Rafinerisi ve Haydar Aliyev Teknik ve Meslek Lisesi temel atma törenine katıldı. Başbakan Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev konuşmaların ardından, gelecek nesillere yönelik Türkçe ve Azerice hazırlanan ortak mesajı, kapsülle Star Rafinerisi'nin temeline gönderdiler.
İki lider ortak mesajlarında, şunları kaydetti:
''Bizler Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak iki kardeş ülkenin birlikte gerçekleştirdiği büyük bir yatırımın temelini attık. Bu yatırım, hem bölgenin enerji ve petrokimya sektörüne hem de iki ülkenin geleceğine damgasını vuracaktır. Bu yatırım, iki ülke arasında ekonomik entegrasyonu daha da ileriye taşıyacaktır. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan itibaren hızla gelişerek bugün dünya ekonomisinde ve siyasetinde söz sahibi olmaya başlamıştır. Azerbaycan, bağımsızlığından itibaren dünya enerji piyasasının en önemli oyuncularından biri konumuna yükselmiştir. Bu iki kardeş ülke güçlerini birleştirerek yarattıkları sinerjiyle dünya çapında yeni bir güç ortaya çıkarmaktadır. İki devlet tek millet ülküsü üzerinde yükselen Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin bu yatırımla pekişeceğine ve sonsuza kadar yaşayacağına olan inancımızı tekrarlıyoruz. Gelecek kuşakların bizden alacakları bu başarı bayrağını daha da ileriye taşıyacaklarına inancımız tamdır.'
Devamı...

21 Ekim 2011 Cuma

Türkiye'nin 6 milyon konuta ihtiyacı var!

Konut sektörü öncüleri, sektörün geleceğini masaya yatırdı. Kentsel Dönüşüm'den yeni konut şekillerine kadar bir çok konunun tartışıldığı toplantıdan ilginç tespitler çıktı.  “Sürdürülebilir Büyüme” konu başlığı ile oturuma açılan “Konut Konferansı 2011 “  Yapı-Endüstri Merkezi Etkinlik Salon’unda gerçekleştirildi.  Yapı Endüstürü Merkezi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği toplantıya bir çok katılımcı oldu.
Konut konferansı 2011'de,  Konut Sektöründe Kentsel Dönüşüm, Konut Geliştirme, Alternatif Çözümler, Kentsel Dönüşümden Sosyal Konuta, Lüks Konutlar, A+ Konut Geliştirme, Değerleme Karlı ve Toplum Odaklı Konutlara yönelik başlıklar altında konular tartışıldı.
Konferans, Yapı Endüstri Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Hasol’un konuşması ile başladı. Hasol  “Kalitesiz konut yapımının bedelini Marmara depreminde çok ağır ödedik çok yoğun yapılaşma var. Kentlerde arsa azaldı,  azalma olunca da binaları yan yana ya da üst üste yapıyoruz .İstanbul azman bir kent haline geldi. ‘’Avrupa'nın en yüksek binasını yapıyoruz’’ diye övünüyoruz  ama Avrupa yüksek bina yapmıyor. Kentsel dönüşümü, sosyal dönüşümü de göz önünde bulundurarak projelerimizi tamamlamalıyız“ diye sözlerini sonlandırdı.
6 MİLYON KONUTA İHTİYACIMIZ VAR
 Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Işık Gökkaya konutta ciddi arz olduğuna katıldığını belirterek konuşmasına devam etti.  Gökkaya, “Türkiye’de önümüzdeki  10 yılda 6 milyon konuta ihtiyaç var. Mevcut konut stokunun yüzde 45’i de ömrünü tamamlamış konutlardan oluşuyor . Gökkaya, konut kredilerinin tabana yayılması gerektiğini bunun için TOKİ ve Türkiye Bankalar Birliği ile çalışma yaptığını söyleyerek  sözlerine şöyle devam etti;  ‘’Mütekabiliyet karşılık esası demektir.Türkiye'ye yabancı sermaye girişi artıcak ekonomi büyücek’’ dedi.
Konferans’ta konuşmacı olarak katılan diğer bir  katılımcı TOKİ Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet Şahin ise, kentsel dönüşümle gecekondu ve kaçak yapılaşmaya yönelme imajının kırıldığını belirterek, "Konutların yaklaşık yüzde 85'i sosyal konut niteliğinde. Son 8 yılda alt gelir grubu ve yoksulların ev sahibi olmasına ciddi katkı sağladık" dedi.
80 METREKAREDE YAŞIYORSANIZ DURUMUNUZ İYİ!
Anahtar konuşmacı olarak adlandırılan Mimar Alejandro  Aravena,  şehirlerde yaşayan 3 milyon kişinin 1 milyonunun yoksulluk sınırının altında yaşadıgını 2030’da  şehirlerde yaşayan 5 milyon kişinin ise 2 milyonunun yoksulluk sınır altında yaşayacağını ve bunun büyük bir zorluk olacağını belirterek, 80 metrekarede yaşıyorsanız iyi durumdasınız.’’ dedi. Aravena, Şili’deki  konut yapımı ile ilgili bir örnek vererek,  ‘ ‘Şili’de parası olmayanlar için yani dar gelirliler için piyasa standart konutları alıp konut alıcılarının istekleri doğrultusunda onlara  uyarak projeler geliştiriyor.’’ dedi.
A+ ( PLUS ) KONUTLAR GELİYOR!
Konut Konferansı 2011’in ilk paneli "A+ Konut Geliştirme ve Yeni Tüketici Yaklaşımları" konu başlığı altın da tartışıldı. Soyak Holding CEO’su Emre Çamlıbel’in başlattıgı panelde “A+ kavramının neye işaret ettiği, farklı bakış açılarıyla neleri temsil ettiği , A+ kimdir ve beklentileri nelerdir? A+ konutlarında nasıl bir donanım arıyoruz?,  A+ için konumun önemi nedir?" gibi sorulara cevap arandı.
EMPATİ KURARSAK SORUN YAŞAMAYIZ
Panelin ilk konuşanı Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, A+ konutların zamanla göreceli olduğunu, bunun temel nedeninin ise insanların hep bir 'farklılık' arayışı içerisinde bulunmalarına bağladığını söyledi.  Binaların fiziksel özellikleri dışında bir de 'konum' faktörünün belirleyici olduğunu vurguladı.  Bir diğer önemli unsurun ise konut projeleri kapsamında sunulan 'hizmetler' olduğunu belirten Durbakayım,  "Sizin ürettiğiniz ürün, kişilerin kullanacağı bir ürün. Siz kendinizi o kişilerin yerine koyarsanız problem de yaşamazsınız. Taşınma sürecinde bir yetkilinin tüketicinin yanında bulunması gerek. Empati, doğru lokasyon ve doğru fiyatlarla müşterinin en telaşlı gününde yanında olun" sözleri ile konuşmasını tamamladı.
A + ( PLUS ) TÜKETİCİSİ BEKLENTİYİ SATIN ALIYOR
Paneldeki diğer bir katılımcı Astay Gayrimenkul Genel Müdürü Atilla Öztürk ise, "A+ ( Plus ) konut üreticileri otel imalatında eskiden kullanılan pek çok teknolojiyi altyapı tasarımı anlamında konut projelerinde kullanıyorlar ki bu da bir zaruret.  Tüketiciler  fiziksel özelliklerden çok arka planda bulunan sistemi sorguluyorlar.  A Plus  tüketicisi bir beklentiyi satın alıyor.’’ dedi. Öztürk,  deniz manzarası olmayan konutun hak ettiği değeri bulmadığını da belirterek  lokasyonun ve 'manzara' faktörünün önemine odaklanarak "manzara A+ için önemli bir etken" dedi.
Siemens Ev Aletleri Satış Direktörü Haluk Çelebioğlu konuya daha farklı bir bakış açısıyla baktıklarını, hem kullanıcıların hem de konut üreticilerinin kendileri için müşteri olduğunu söyledi. Yapı ve binalardaki gelişmeyi takip ettiklerini söyleyen Çelebioğlu, "A+ dediğimiz zaman konutlarda gerçek anlamda enerji tasarrufundan bahsetmemiz gerekiyor" dedi.
Devamı...

18 Ekim 2011 Salı

Kamuya 90 bin kişi alınacak

Yeni yılın bütçe detayları netleşti, kamuya gelecek yıl 90 bin kişi alınacak.2012 yılı bütçe gelirleri 329,8 milyar lira, bütçe giderleri 350,9 milyar lira olarak öngörüldü. Hükümetin hazırladığı 2012 bütçesinin detayları belli oldu.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2012 yılı bütçe gelirlerinin 329,8 milyar lira, bütçe giderlerinin 350,9 milyar lira, faiz hariç giderler 300,6 milyar lira, vergi gelirlerinin 277,7 milyar lira, bütçe açığı 21,1 milyar lira, faiz dışı fazla 29,2 milyar lira olarak öngörüldüğünü bildirdi.
"2012 bütçesi ile istihdamı artırmayı, cari açığı azaltmayı, istikrarı güçlendirmeyi ve mali disiplini sürdürmeyi hedefliyoruz" diyen Şimşek sözlerini şöyle sürdürdü: "2012 bütçesine temel teşkil eden makroekonomik varsayımların makul olduğunu düşünüyoruz. İstihdam maliyetlerini azaltmak için işveren primindeki 5 puanlık indirim uygulamasını sürdüreceğiz.
İstihdam yükünü aşağı çekmek için bütçeye 5.5 milyar lira ödenek koyduk. Sosyal güvenliğe gelecek yıl bütçeden 69 milyar liranın üzerinde transfer yapmayı düşünüyoruz. Yerel yönetimlere gelecek yıl 27.6 milyar lira aktarılmasını öngörüyoruz. Özelleştirmeden 2011'de gelir beklentimizin altında kaldı ama bu süreci devam ettireceğiz; 2012'de bütçeye 10.5 milyar TL gelir hedefliyoruz. Özelleştirme gelir hedefi makul görünmekle birlikte elbette piyasa şartlarına bağlı olacak."

Devamı...