magazin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
magazin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2012 Pazar

Ekrem Bora vefat etti


Türk Sineması'nın efsane oyuncularından Ekrem Bora hayatını kaybetti.Yeşilçam'ın çınarı Ekrem Bora (78), tedavi gördüğü Kadıköy Kızıltoprak'taki Florance Nightangale Hastanesi'nde hayatını kaybetti.

Hastane yetkilileri tarafından yapılan yazılı açıklamada, "30 Mart 2012 tarihinde hastanemize başvuran Ekrem Bora, akciğer ödemi tablosunda yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınmıştır. Yapılan tüm müdahalelere rağmen 1 Nisan'da saat 13.45'te Hakkın rahmetine kavuştur" denildi. Ünlü oyuncunun cenazesinin salı günü toprağa verileceği öğrenildi.

Bir dönem Türk sinemasında zengin gazino patronu ya da işadamı tipini büyük bir başarı ile canlandıran Ekrem Bora genellikle filmlerinin sonunda öldürülürdü. Ekrem Bora, gazinosunda çalışan ama muhtemelen piyaniste veya genç kemancıya aşık olan kadın sanatçıyı bir şekilde elde etmeye çalışırdı. Ekrem Bora genellikle filmlerinin sonunda öldürülürdü. Ama her ölüm sahnesinde sanatçı olarak devleşirdi.Ünlü isimler Ekrem Bora'nın ardından duygularını böyle dile getirdi:

Gani Müjde
Türk sinemasının duayen ismi, Arabesk'in gazinocu Ekrem'inin ilham kaynağı, Büyük aktör ve muhteşem insan Ekrem Bora artık yok.

Ali Sunal
Ustam büyüğum abim EKREM BORA'yi kaybettik. İçimden bi parça koptu. Başımız sağolsun rahat uyu güzel insan..

Ceyda Düvenci
Ekrem Bora arkasında büyüüük izlerle ayrılmış aramızdan. Yaşarken kıymeti yeterince bilindi mi acaba???

Murat Boz
Ekrem Bora'ya Çok üzüldüm.Ailesine ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun...

Ceyhun Yılmaz
Ekrem Bora... Allah'tan rahmet dileriz. Ailesinin ve Türk Sinemasının büyük kaybı. Mekanı cennet olsun...

Ekrem Bora'nın Yaşamı

Ekrem Bora Gerçek adı Ekrem Şerif Uçak (d. 7 Mart 1934, Ankara, ö. 1 Nisan 2012 istanbul) Sinema ve dizi oyuncusu.

İlkokuldan sonra, Sultanahmet Devlet Basımevi Kursu'nu bitirerek mürettip ve mücellit diploması alan sanatçı, 1953 yılında Yıldız Dergisi'nin açtığı sinema artist yarışmasına katılıp birinci olmasına karşın, film çeviremeden askere gitti. Askerlik dönüşü ilk filmi olan "Alın Yazısı"nı çevirdi (1955). İki yıl aradan sonra tekrar sinema filmlerinde rol almaya devam eden sanatçı, ilerleyen yaşına rağmen dizi filmlerde oynamayı sürdürdü.

Ödülleri
1966 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, Sürtük
28. Antalya Film Şenliği, 1991, En İyi Erkek Oyuncu, Soğuktu Ve Yağmur Çiseliyordu

Filmografisi
Makber - 2009
Gümüş - 2005
Yadigar - 2004
Kardelen - 2002
Kumsaldaki İzler - 2002
Savunma - 2001
Marziye - 1998
Yumuşak Ten - 1994
Yalnızız - 1992
Soğuktu Ve Yağmur Çiseliyordu - 1990
Sevince - 1988
Yasak Aşk -1988
Temas - 1987
İhanetin Darbesi - 1986
Tapılacak Kadın - 1985
Vahşi Aşk - 1985
Bedel - 1983
Unutulmayanlar - 1981
Yüz Karası / Şöhretin Sonu - 1981
Aşkın Gözyaşları - 1979
Cennetin Çocukları - 1977
Baskın - 1977
Çılgınlar - 1974
Sabıkalı - 1974
Dikiz Aynası - 1973
Soyguncular - 1973
Sevilmek İstiyorum - 1973
Babaların Günahı - 1973
Öksüzler - 1973
Ayrılık - 1972
Kanlı Para - 1972
Yumurcak Küçük Şahit - 1972
Bir Kadın Kayboldu - 1971
Emine - 1971
Firari Aşıklar - 1970
Mağrur Kadın - 1970
Dikkat Kan Aranıyor - 1970
Kader Ayırsa Bile - 1970
Mazi Kalbimde Yaradır - 1970
Ağlayan Melek - 1970
Sürtük - 1970
Hüzünlü Aşk - 1969
Acı Yalan - 1969
Sabrın Sonu - 1969
Aşk Yarışı - 1969
Bir Vefasız Yar İçin - 1969
Günahını Ödeyen Adam - 1969
Mazimdeki Kadın - 1969
Şehir Eşkiyası - 1969
Aşk Eski Bir Yalan - 1968
Kadın İntikamı - 1968
Yakılacak Kitap - 1968
Kadın Severse - 1968
Alnımın Kara Yazısı - 1968
Ağlayan Bir Ömür - 1968
Alevli Yıllar - 1968
Kader Ayırsa Bile - 1968
İnsan İki Kere Yaşar - 1968
Tek Kurşun - 1968
Arkadaşımın Aşkısın -1968
Affet Beni - 1967
Çıldırtan Dudaklar - 1967
Dördü De Seviyordu - 1967
Her Zaman Kalbimdesin - 1967
Ölümsüz Kadın - 1967
Üvey Ana - 1967
Yağmur Çiselerken - 1967
Akşam Yıldızı - 1967
Kiralık Kadın - 1967
Ayşecik Canım Annem - 1967
Söyleyin Genç Kızlara - 1967
Kadın Düşmanı - 1967
Demir Yumruklu Üçler - 1967
İstanbul 44 - 1967
Üç Sevdalı Kız - 1967
Evlat Uğruna - 1967
Silahları Ellerinde Öldüler - 1967
Avare Kız - 1966
El Kızı - 1966
Seni Sevmiyorum - 1966
Sevgilim Bir Artistti - 1966
Bir Ateşim Yanarım - 1966
Denizciler Geliyor -1966
Zehirli Hayat - 1966
Günah Çocuğu - 1966
İzmir'ın Kavakları - 1966
Pembe Kadın - 1966
Ümit Sokağı - 1966
Şeytanın Kurbanları - 1965
Hülya - 1965
Şoförün Kızı - 1965
Kamyon Faresi - 1965
Kara Kedi - 1965
Öfke Dağları Sardı - 1965
Bozuk Düzen - 1965
Yıldız Tepe - 1965
Artık Düşman Değiliz - 1965
Beleş Osman - 1965
Sürtük - 1965
Yasak Cennet - 1965
Oğlum Oğlum - 1965
Gözleri Ömre Bedel - 1964
Kalbe Vuran Düşman - 1964
Kader Kapıyı Çaldı - 1964
Lekeli Aşk - 1964
Hızlı Osman - 1964
Suçlular Aramızda - 1964
Kara Memed - 1964
Plajda Sevişelim - 1964
Bitirimsin Hanım Abla - 1964
Günahsız Katiller - 1964
Yalnız Değiliz - 1964
Hızlı Yaşayanlar - 1964
Şafak Bekçileri - 1963
Cehennemde Buluşalım (Comp Der Verdammten) -1963
Acı Aşk - 1963
Aşka Susayanlar - 1963
Rüzgar Zehra (Sünger Avcıları) -1963
Akdeniz Şarkısı - 1963
Aşk Tomurcukları - 1963
Ölüm Bizi Ayıramaz - 1963
Çifte Kumrular - 1962
Acı Hayat -1962
Beş Kardeştiler - 1962
İnleyen Dağlar - 1961
Kahraman Üçler - 1961
Camp Der Verdammten - 1961
Seni Benden Alamazlar - 1961
Divane - 1960
Yeşil Köşkün Lambası - 1960
Üç Kızın Hikayesi - 1959
Kanundan Kaçılmaz - 1959
Bir Kadın Tuzağı - 1958
Bana Gönül Bağlama - 1958
Mavi Boncuk - 1958
Tilki Leman - 1958
Alın Yazısı – 1956
Devamı...

10 Mart 2012 Cumartesi

Cem Yılmaz, Ahu Yağtu ile dünya evine girdi.


Beyoğlu Pera Palas Otel'de basına kapalı gerçekleştirilen düğün törenine Şener Şen, Yavuz Turgul, Demet Evgar, Demet Akbağ, Mazhar Alanson ve Biricik Suden, Özkan Uğur, Yılmaz Erdoğan ve eşi Belçim Erdoğan, Sezen Aksu, Türker İnanoğlu, Meltem Cumbul, Şebnem Ferah, Zafer Algöz, Kenan Doğulu, Beren Saat, Özge Ulusoy ve Hakan Yıldırım gibi ses, sinema ve moda dünyasının ünlü isimleri katıldı.Garsonlar bile alınmadı

Davetlileri, törenin gerçekleştirildiği salonun kapısında Cem Yılmaz'ın annesi Sebahat Yılmaz ve babası Arif Yılmaz karşıladı.

Çift, nikahın basına yansımaması konusunda oldukça hassas davrandı. Pera Palas Otel'le imzalanan gizlilik sözleşmesi gereği kokteyl alanına garsonlar alınmadı. Ancak nikahı izleyenlerin çektiği fotoğraflar Twitter'a düştü.

Düğün töreni öncesinde otel önünde park halindeki araçların trafik ekiplerince çekildiği görüldü. Trafik polisleri, otel önündeki trafik akışını sağlarken, asayiş ekipleri de herhangi bir olaya karşı hazır bulundu.

Otelin karşısındaki sokakta da özel bir hastaneye ait ambulansın beklediği görüldü.
Devamı...

8 Mart 2012 Perşembe

Ferdi Tayfur kanser mi?


Ferdi Tayfur, diyabet hastalığı için gittiği hastanede kanser şüphesiyle karaciğerinden ameliyat oldu.
Son günlerde Ata Demirer'le yaşadığı polemikle gündeme gelen Ferdi Tayfur diyabetten kurtulmak için gittiği hastanede kanser şüphesiyle ameliyat oldu.
İddiaya göre diyabeti bulunan Ferdi Tayfıur son günlerde stres yaşayınca şekeri yükseldi. Diyabeti bitiren ameliyatı duydu ve operasyonu için hastaneye gitti ama yapılan incelemeler sonrası safra kesesinin küçüldüğü karaciğerinin ise büyüdüğü ortaya çıktı.Önce sirozdan şüphelendi doktorlar ama kanser şüphesi de taşıyordu. Hemen ameliyata karar verildi. İddiaya göre ameliyatından karaciğerinden parça alındı. İncelenmesi için patolojiye gönderildi.

Ferdi Tayfur sonuçlar açıklanana kadar kimseye haber verilmemesini istedi.

Anımsanacağı gibi geçen hafta Kadir İnanır da kanser şüphesiyle akciğerinden ameliyat olmuş ancak korkulan olmamıştı.
Devamı...

6 Mart 2012 Salı

Yıllar sonra ortaya çıkan görüntü


Ahmet Kaya'nın Serdar Ortaç'la birlikte halay çektiği görüntüler ortaya çıktı.

Düzenlenen bir ödül töreni gecesinde çıkan olaylardan sonra, gelişen süreç içinde Türkiye'den ayrılan Ahmet Kaya'nın Serdar Ortaç'la birlikte halay çektiği görüntüler ortaya çıktı.

Fransa'da yaşayan Ahmet Kaya orada hayatını kaybederken, Serdar Ortaç, gecede yaptığı konuşma ve söylediği şarkı ile eleştrilerin odağı olmuştu. Ancak, gazeteci Burhan Akdağ'ın arşivinde sakladığı, Kanal D'ye ait olan 1993 yılı televizyon görüntüleri, bambaşka bir arkadaşlığı ortaya çıkardı. Görüntülerde, Ahmet Kaya Serdar Ortaç'la birlikte el ele halay çekerken görülüyor.
Devamı...

13 Aralık 2011 Salı

Seda Sayan Erol Köse kavgasına Nihat Doğan da dahil oldu

Seda Sayan Erol Köse kavgasına Nihat Doğan da dahil oldu. Doğan twitter'dan tehditvari bir açıklama yaptı; "Ya ben konuşursam neolacak?"                                                 KAVGAYA NİHAT DOĞAN DA DAHİL OLDU

'Cenk Koray Ekran Ödülleri' gecesinde yaşanan kavgaya Seda Sayan'ın eski sevgilisi Nihat Doğan da dahil oldu. İşte Doğan'ın yazdıkları;

"Erol Köse haksız ise verirsin mahkemeye olur biter. Şiddeti kınıyorum! Baskıyla, şiddetle ve mafyavari tavırlarla kişileri susturma dönemi bitmiştir. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Benim ilk albümümü yapan Erol Köse'ye yapılan bu hareket çok zoruma gitmiştir. Ya ben konuşursam ne olacak? Ne zaman adam oluruz : Kral çıplak diyebilme cesaretini gösterenleri alkışladığımız anda." BU ORGANİZE BİR SALDIRIDIR
2.Sayfa programına bağlanan Köse"Beni döven Osman Toprakçı, Seda Sayan ile Mehmet Ali Erbil'in yardımcısıdır. Seda Sayan bu çocuğu bana saldırması için azmettirdi. Bu önceden çalışılmış, organize edilmiş bir saldırı. Çünkü beni o geceye çağıran kişi de; Seda Sayan'ın iletişim danışmanı Özgür Aras'tı. Seda Hanım madem saldıracaktı niye davet ettiler beni. Kadırgalı ağzıyla konuşan, tehdit ve küfür eden bir kadına tabii ki el kaldırmadım." dedi.

SENİNLE UĞRAŞACAĞIM OĞLUM

Seda Sayan canlı yayında açtı ağzını yumdu gözünü.

Seda Sayan, Erol Köse ile yaşadığı gerilimli anlar ardından kendi programında konuştu. İşte Sayan'ın sert sözleri:

"Benim inandığım hükümet senin gibi soytarının arkasında olmaz. Sen soytarısın. Sen onun bunun çocuğuna, insanlara belda aşağıya vuran, çoluğuna çocuğuna dil uzatacak kadar şerefsizce hareket eden bir adamsın. Hangi hükümet arkasında olabilir? Kim o? Birisi çıksın, bugün muhattap istiyorum karşımda. O bizim hükümetimiz senin arkanda olamaz. Sen bir soytarısın"

Ben seninle uğraşacağım oğlum!

"Ben seninle uğraşacağım oğlum.Senin o sahip çıkamadığın kızın ve karınla ilgili sana öğreteceğim. Öğreneceksin. Benden önce bunu yapacak çok insan vardı ama bana düştü. Benim zaten böyle birşeyim vardır. Ellerimi açar derim ki; 'Benden bulmasın kurban olduğum yarabbim'. Çok kişiye de söyledim 'Bırakın, bulacak. Kör şeytanından bulacak' dedim"

Sen kimsin?

"Sen kimsin? Burada iki kıymetli gazeteci var. Onların yazmadığını sen hangi vasıfla yazarsın. Senin gücün kim? Bu saatten sonra bana attığın iftira da önemli değil. Benim ne olduğumu herkes biliyor" dedi.

'SOYTARI'

Özellikle yüzde 90'ı kadınlarla uğraşan bu soytarı varya; Erol Köse, ne diyor biliyor musunuz? 'Ben yazmamışım biri gelip yazmış' diyor. Tam da kendinden beklenecek bir şey. Neresiyle zoru var bilmiyorum. Onun bir yeriyle zoru var. Bir şeyi var adamın bir zoru var. Var çünkü kadınlarla uğraşıyor. Ben erkek olsam Seda Sayan'ı Hülya Avşar'ı, Hadise'yi, Gülben Ergen'i... Sen Gülben Ergen'den ne istiyorsun, terbiyesiz... Sen kendine bak... 3 çocuklu kadından ne istiyorsun?....

STELYO PİPİS, FIRSATIM OLSA ONU DÖVERİM…

Böyle Bir Şey Var Mı? programına telefonla bağlanan Stelyo Pipis, “Erol’a yumruk atan benim iş arkadaşım. Adam küfür etti o da yumruk attı. Ben 20 yıldır bu piyasanın içerisindeyim. 20 yıldır kimseyle kavgam olmadı. Varsayalım ki bu adamı biz davet ettik. Maalesef kendimizi başka yerde bulduk. Maalesef o adamın girdiği yerde kavga var. Oraya nasıl geldi bilmiyorum. Özgür Aras böyle bir şey yapmaz. Davet etmediğinden eminim. O adam neler olacağını bildiği için oraya geldi. Sanki biz gökten inmiş bir meleğe saldırdık. Bu adam aylardır herkese saldırıyor. Benim eşcinsel olduğumu bile yazdı. Utanılacak biri varsa o adamdır. Kırmızı pantolonu ile geldi soytarı gibi oraya iş bambaşka boyutlara taşındı. Sabahtan beri bize hakaretler yağdırıyor. Bu adama biri dur desin. Erol Köse soytarının tekidir. Bu adam ali kıran baş kesen mi? Seda Sayan sürekli hakarete uğruyor. Seda’nın eline sağlık ona yakışanı yaptı. Sen nesin maymun? Soytarılık yapıyorsun seni bir gün benzeteceğim dedim. Fırsatım olsa onu döverim. Acımam da. Böyle insanlara acımam. O kimseye acımıyor. Allah onun cezasını versin. Gündemde kalmak için bizi kullanıyor.” dedi…

DÜN GECE NELER YAŞANDI

Erol Köse ve Seda Sayan 'Cenk Koray Ekran Ödülleri" gecesinde kavga etti. İstanbul’da Günay Restaurant’ta düzenlenen ‘Cenk Koray Ekran Ödülleri’ gecesi kavgayla bitti.

Geceye ilk olarak Erol Köse geldi. Seda Sayan, Köse’nin orada olduğunu öğrenince yanına gitti. Sayan, “Sen nasıl adamsın, şerefsiz herif. Hangi yüzle buraya geldin? Sen kişiliksiz ve adi herifin tekisin, o..... çocuğu” diye bağırdı.

Suratına tüküren Sayan, çantası ile Köse’nin omzuna vurdu. Sayan’a hiç tepki vermeyen Köse, gazetecilere, “Seda Sayan, koluma vurdu. Bana, kızıma, aileme, sülaleme hakaretler etti. Ben bir doktorum kimin nereden geldiği belli. Kadırgalı, burayı mahalle zannedip saldırıya çalıştı” diye açıklama yaptı.

Erol Köse, çıkışta Sayan’ın menajeri Stelyo Pipis’e dönerek “Kameralar önünde şov yapıyorsun. Seninle sonra görüşeceğiz” dedi. Pipis’in yanında çalışan Osman adlı genç, Köse’ye yumruk attı. Arbedede gömleği yırtılan Köse’yi yanındakiler götürdü. Köse, saldırıyı kısa süre sonra Twitter’dan duyurdu. Darp raporu alan Köse’nin şikâyetçi olması bekleniyor.
Devamı...

11 Aralık 2011 Pazar

Sönmez Atasoy'un doktorundan açıklama


Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Şevket Demirel Kalp Merkezi Kalp ve Damar Cerrahi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Turhan Yavuz, sanatçı Sönmez Atasoy'un sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Yavuz, yaptığı açıklamada, geçtiğimiz günlerde kalp krizi sonucu tedavi altına alınan Atasoy'un yoğun bakım ünitesinde tedavisinin devam ettiğini ve şuurunun kapalı olduğunu belirterek, “Sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Hala beyin fonksiyonlarından yanıt almış değiliz ama şu an yaşıyor. Tedavisine devam ediliyor. Beyin ölümünün gerçekleştiğini söylemek şu an mümkün değil” dedi.

“Kurtlar Vadisi” adlı televizyon dizisinde “Halo Dayı” karakterini canlandıran ve son olarak çekimleri Isparta'da sürdürülen “Sakarya Fırat” adlı dizide rol alan ünlü oyuncu Sönmez Atasoy, 8 Aralık'ta kalp krizi geçirmiş ve SDÜ Tıp Fakültesi Şevket Demirel Kalp Merkezi'nde tedavi altına alınmıştı.
Devamı...

5 Aralık 2011 Pazartesi

İbrahim Tatlıses uzun süre sonra ilk kez konuştu.


Saba Tümer'in programında ünlü sanatçılar hüngür hüngür ağladı... Önce Sibel Can gözyaşlarını serbest bıraktı. Ardından İbrahim Tatlıses... Finalde ise Saba Tümer hüngür hüngür ağladı.

Saba Tümer'in programına konuk olan Sibel Can, canlı yayına bağlanan İbrahim Tatlıses ile karşılıklı ağlaştı...

TATLISES AĞLADI

Sibel Can, Tatlıses'in sesini duyar duymaz gözyaşlarını akıtmaya başladı. Bu sahneden etkilenen İbrahim Tatlıses'in de sesi titredi ve ağlamaya başlayarak:
-"Bir dakika kendime geleyim" dedi...

Tatlıses daha sonra "kendimi tutamıyorum, Ayşegül elimde değil ha..." diyerek telefonu karısı Ayşegül Yıldız'a verdi... Toparlandıktan sonra yeniden canlı bağlantıya gelen İbrahim Tatlıses, Sibel Can'a iltifatlar yağdırdı, "sen ne güzel şeysin, sen ne güzel dostsun ya..." dedi.

Yeniden ağlamaya başlayan Tatlıses, "elimde değil ağlamak, çok özledim sizleri çoook" diye bağırdı.

DOSTU DÜŞMANI TANIDIM

İbrahim Tatlıses, "Allah bana ikinci bir şans verdi. Bu arada da dostu düşmanı tanıma fırsatı verdi. Şimdi kim dostum kim değil tanıdım. Allah izin verir oralara gelirsem herkesin yüzüne haykıracağım, yüzüne" dedi.

ALKIŞ İSTEDİ Bİ DAHA AĞLADI

Dostluk ve arkadaşlık üzerine konuşan Tatlıses, Sibel Can'ın söyledikleri ile yeniden ağlamaya başladı. Tatlıses izleyicilerini özlediğini söyleyerek "beni alkışlamalarını istiyorum" dedi. Bunun üzerine stüdyoda alkış tufanı koparken Tatlıses de hüngür hüngür ağladı...

FİNALDE DE SABA TÜMER AĞLADI

Gözyaşları içinde geçen programın finalinde ise ağlama sırası Saba Tümer'deydi. İbrahim Tatlıses, "Hayde" türküsünü doğum gününü kutlayan Saba Tümer için söyleyince ünlü spiker koptu... Gözlerinden yaşlar süzülmeye başlayan Tümer "en güzel doğum günü hediyesi oldu" dedi
Devamı...

22 Kasım 2011 Salı

"Sünnet" tartışmasına son noktayı koydu


CHP Milletvekili Kamer Genç, sünnetsiz olduğu yönündeki iddiaları programında ekrana getiren Seda Sayan'a çok sert çıktı.

Erkan Tan’ın bugünkü konuğu CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç idi. Genç, eski sevgilisi olduğu iddia edilen kadının dün Seda Sayan’ın programına katılmasını ve ağlamasını eleştirirken Sayan’a da tepki gösterdi.

“Bu konuyu sizin vicdanınıza bırakıyorum. 1996 yılında Cumhurbaşkanlığı’na aday olduğumda başıma böyle bir çorap ördüler. O dönem çıkıp böyle bir olay olmadığını kanıtladık, mahkemelere verdik. Bu haberleri yazanları mahkûm ettiler. Şimdi de özellikle bazı cemaatler, gidip aynı kadını getiriyorlar, kadın da Seda Sayan’a ‘Ben Kamer Genç ile ilişki kurdum, sünnetsizdi’ diyor.

“Başka nasıl ispatlayabilirim?”

İddialara sert tepki gösteren Genç:

“Ben Seda Sayan’a bir şey teklif ediyorum. Gelsin bakalım ben sünnetsiz miyim sünnetli miyim? Başka nasıl ispatlayabilirim? Benim de haysiyetim ve onurum var. Çoluğum çocuğum var. Ben evden meclise, meclisten eve giderim. Ben bu kadını ne aradım ne de kendisiyle bir ilişkim oldu. İftira kardeşim!” diye konuştu.
Devamı...

20 Kasım 2011 Pazar

"Hayat devam ediyor"


"Hayat devam ediyor" dizisindeki 70 yaşındaki Abbas'ın 15 yaşındaki Hayat'la yer aldığı sahneler çok konuşulacak


."Küçük insanların büyük hikayesini" anlatan "Hayat Devam Ediyor", Doğu Beyazıt'ta Çömlekçi İsmail'in kızı 15 yaşındaki Hayat'ın yaşadıklarını anlatıyor.

İlk bölümü önceki gün ekrana gelen dizi günün en çok izlenen programı oldu. A/B grubunda yüzde 26,08 share aldı totalde de 24.68'le yine birinci oldu.

Dizide, Kerem ile cinsel ilişkiye giren Hayat, 70 yaşındaki ilçenin en zenginleri arasında yer alan Abbas ile evlenmek zorunda bırakılır.
İşte dün gece ilk bölümüyle Türkiye'yi ekrana kilitleyen 'Hayat Devam Ediyor'dan sahneler..

Dizinin Konusu: Çömlekçi İsmail zorla evlendirildiği karısı Kudret'ten dört, aşık olup Kudret'in üzerine kuma getirdiği Cennet'ten ise üç çocuğa sahiptir. İsmail, çömlekçilikten artık para kazanamamaktadır ve birkaç oğlu Siraç ve kızı Zeliha'nın desteğiyle İstanbul'a göç etmeye karar vermiştir.

Bu arada ailenin ortanca kızı güzeller güzeli Hayat, yörenin en eski ailelerinden birinin oğlu Kerem'le gizliden aşk yaşamaktadır. Gençlik heyecanı ve aşk ateşi ikisinin de hata yapmasına neden olur ve Kerem'le Hayat evlenmeden önce beraber olurlar. Aile bunu öğrenince şehrin en zengin, acımasız ve güçlü adamlarından 70 yaşındaki Abbas'ın 15 yaşındaki Hayat'ı istemesini fırsat bilip kızı Abbas'a verirler.

Bu olaylar nedeniyle aile, İstanbul'a neredeyse "kaçarak" gidip yerleşir. Ancak büyük şehir onlar için büyük bir tuzaktır. İbrahim ve eşlerinin İstanbul'a bir türlü uyum sağlayamamaları, İbrahim'in çocuklarından Şirin'in şöhret ve para tutkusu, Bekir'in karanlık yollara sapması, bir kolu sakat olan sessiz Malik'in şehirde giderek erozyona uğraması, Hayat'ın küçücük bedeninin ve ruhunun kabuk bağlamasıyla, etrafına ördüğü duvarların arkasında kalması ve acımasız ve sert bir karakter olup çıkması, büyük oğlan Siraç'ın imkansız aşkı, Zeliha'nın ailesi ve aşkı için direnişi gibi iç içe geçmiş durumlar hikayenin temel taşlarını oluşturuyor
Devamı...

18 Kasım 2011 Cuma

"Tatlıses" iddianamesi kabul edildi


İbrahim Tatlıses'e yönelik saldırıya ilişkin hazırlanan iddianame İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.İddianamede, ''Tatlıses'in Adalet ve Kalkınma Partisine yaklaşarak 12 Haziran 2011 seçimlerinde aday adayı olması nedeniyle Kürt kökenli vatandaşların üzerinde PKK hakkında oluşabilecek olumsuz etkiyi ortadan kaldırmak amacıyla terör örgütü PKK'nın Tatlıses'i öldürmek istediği, bu amaçla PKK üyesi Ruşen Mahmutoğlu aracılığıyla suç örgütü lideri Abdullah Uçmak ile irtibata geçtiği ve Tatlıses'i öldürme konusunda anlaştıkları anlaşılmıştır'' denildi.

Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş tarafından hazırlanan 93 sayfalık iddianamede, 14 Mart 2011'de sanatçı İbrahim Tatlıses'e yönelik olarak Büyükdere Caddesi Nurol Plaza önünde düzenlenen silahlı saldırı olayı ve bu konuya ilişkin elde edilen deliller ayrıntılarıyla anlatıldı.

İddianamede, Abdullah Uçmak'ın cezaevinden çıktıktan sonra Pendik'te bir ev kiraladığı, evinin yakınında bulunan ve şüpheli Murat Alagöz'ün işlettiği markete sık sık gidip geldiği, dinlemeye takılmamak için cep telefonu kullanmamaya özen gösterdiği, genellikle telefon açmak için Alagöz'ün marketindeki telefonu ya da sokaktaki ankesörlü telefonu kullandığı, bu şekilde örgüt içinde haberleşmeyi sağlamak için gizliliğe riayet ettiği yer aldı.

Haberin Devamı

Tatlıses'e yönelik saldırıda kullanılan aracın Uçmak tarafından kiralandığı belirtilen iddianamede, olay sırasında Uçmak'ın olay mahallinde bulunduğu ve olay anında şüpheli Murat Alagöz ve Ersin Altun ile görüştüğü kaydedildi.

Pendik Kurnaköyü Köyyolu mevkisindeki gölette bulunan Kalaşnikof marka silahın suçta kullanılan silah olduğu, Tatlıses ve Buket Çakıcı'nın yaralandıkları araca Uçmak'ın adamları tarafından ateş açıldığı kanaatine varıldığı belirtilen iddianamede, Uçmak ile Tatlıses arasında 1998'den bu yana husumet olduğu hatırlatılarak, Uçmak'ın intikam almak amacıyla şüpheliler Ersin Altun ve Yunus Ayık'ı azmettirip Tatlıses'in aracını kurşunlattığı, diğer şüpheliler Murat Alagöz, Cengiz Güney ve Nazife Erdemir'in de Uçmak'a yardım ettiği sonucuna varıldığı anlatıldı.

-PKK/KONGRA-GEL bağlantısı-

Suriye'de bulunan PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün silahlı gruplarının elinde patlayıcı madde ve maket uçakların bulunduğu, maket uçaklarla sansasyonel hedeflere eylem hazırlığı içerisinde oldukları, bu amaçla Suriye'de bir ağaç üzerinde tatbikat yapılarak patlatıldığı, terör örgütü mensuplarının öncelikli hedeflerinin, Adalet Bakanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü olduğu yönündeki istihbari bilgiler üzerine soruşturma başlatıldığı belirtilen iddianamede, daha sonra söz konusu soruşturmanın Tatlıses'e yapılan suikastla fiili ve hukuki irtibat tespit edilmesi üzerine bu soruşturmayla birleştirildiği kaydedildi.

Terör örgütü PKK ve örgüt içindeki yapılanmalara ilişkin bilgi verilen iddianamede, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan teknik takip neticesinde, KCK'nın bombalı sabotajlar konusunda Kuzey Irak'tan Türkiye'ye yasa dışı yollarla plastik patlayıcı sevk etmeye başladığı, ''demokratik açılım'' sürecini baltalamaya yönelik bombalı eylemler gerçekleştirebileceğinin belirlendiği anlatıldı.

İstanbul Küçükçekmece'de askeri servis aracına bombalı eylem düzenlenmesi sonrası örgütün yaptığı açıklamalara da yer verilen iddianamede, Uçmak ile örgüt arasındaki bağlantı şöyle açıklandı:

''16 Mart 2011'de şüpheli Abdullah Uçmak'ın ikametinde yapılan arama sırasında elde edilen belgeler içerisinde, ceketinin cebinden çıkan ilaç kupürü üzerine yazılmış vaziyetteki 'rusenmahmutoğlu@hotmail.com'' mail adresi ve iki telefon numarasının Av. Ruşen Mahmutoğlu'na ait olduğu belirlenmiştir.

16 Mart 2011 günü saat 15.19'da rusenmahmutoglu@hotmail.com adlı e-mail adresine, 'Çok sıkıştık, üzerimizdeler, çıkmamız lazım, bitiremeyeceğiz, arkadaşa ulaştır' şeklinde mail atıldığı, bu mailin Mahmutoğlu tarafından saat 15.42'de okunduğu, Tatlıses'e yapılan suikast eyleminden sonra kolluk kuvvetlerinin yapmış olduğu operasyonlar sonucu köşeye sıkıştıklarını, yakalanma korkusundan dolayı da 'çıkmamız lazım' şeklinde kaçmak için yardım istediklerinin anlaşıldığı, yarım kalan işi bitiremeyeceğini belirttiği görülmüştür. Tatlıses'in yattığı hastanede yarım kalan işi tamamlamak için de talimat aldığı anlaşılmıştır.

Elektronik posta yoluyla yapılan haberleşme sonucu PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün, Uçmak'ın işi tamamlayamayacağını anlayınca vakit geçirmeden 16 Mart 2011 günü saat 17.06'da Kuzey Irak'tan çıkış yapan 'maviderya@hotmail.com' adresinden rusenmahmutoglu@hotmail.com e-mail adresine gönderilen 'Acil!!' konulu e-mail içeriğinde, 'Silivri partide Nihat Ark. yarım kalan işi halletsin, hocanın selamı ile git, 9647503120934 numaradan ulaş, konuşmasın, AKP'ye yaklaşması, partiyi sıkıntıya soktu, AKP işbirlikçilerini cesaretlendirdi. Bu halkımıza ihanettir. Kolay gelsin' dendiği, Mahmutoğlu'nun, Uçmak'ın gönderdiği e-maili örgüte bildirdiği, örgütün de Ruşen Mahmutoğlu'nun kullandığı mail adresi aracılığıyla 'yarım kalan işi' Nihat Şimşek'e havale ettiği müşahede edilmiştir.''

-Tatlıses'in öldürülmek istenmesinin nedenleri-

İddianamede, şöyle denildi:

''İletişim tutanaklarından da anlaşılacağı üzere, cezaevinden çıkan Uçmak'ın silah ve para ihtiyacını gidermek için arayışlara girdiği, daha önceden husumetli olduğu ve bu nedenle cezaevine girmesine sebebiyet veren Tatlıses'ten intikam almayı planladığı, bu amaçla cezaevine girmeden önceki imajını da kullanarak suç örgütü kurduğu tespit edilmiştir.

Tatlıses'in Adalet ve Kalkınma Partisine yaklaşarak 12 Haziran 2011 seçimlerinde aday adayı olması nedeniyle Kürt kökenli vatandaşların üzerinde PKK hakkında oluşabilecek olumsuz etkiyi ortadan kaldırmak amacıyla, terör örgütü PKK'nın Tatlıses'i öldürmek istediği, bu amaçla PKK üyesi Ruşen Mahmutoğlu aracılığıyla suç örgütü lideri Uçmak ile irtibata geçtiği ve Tatlıses'i öldürme konusunda anlaştıkları anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklandığı üzere Uçmak'ın birkaç ay önce cezaevinden çıktığı dikkate alındığında, herhangi bir maddi destek ve yardım almadan bu eylemi yapmasının mümkün olamayacağı, PKK terör örgütünün Tatlıses'ten kurtulma planı ile Uçmak'ın Tatlıses'ten intikam almak istemesi amacının birbiriyle örtüştüğü, böylece Uçmak'ın hem Tatlıses'ten intikam almak hem de suç örgütü için gerekli parayı terör örgütünden temin etmek istediği kanaatine varılmıştır.''

-Ceza istemleri-

Sanıklardan Abdullah Uçmak, Ersin Altun, Yunus Ayık, Murat Alagöz, Cengiz Güney, Nazife Erdemir ve Ruşen Mahmutoğlu'nun, ''devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik fiilde bulunmak'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Uçmak'ın ayrıca ''suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek'', ''nitelik bakımından vahim olan silah veya mermiler ile bıçak taşımak ve bulundurmak'', ''azmettirmek suretiyle kasten nitelikli adam öldürmeye teşebbüs etmek'', ''varsayılan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak silahlı tehdit'' suçlarından da 53 ile 98 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması öngörülüyor.

İddianamede, Ersin Altun, Yunus Ayık, Murat Alagöz, Cengiz Güney, Nazife Erdemir, Nihat Şimşek, Ruşen Mahmutoğlu, Abdulvahap İş, Bülent Altun, Emin Birdal ve Coşkun Yıldız'ın da ''suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak'', ''nitelik bakımından vahim olan silah veya mermiler ile bıçak taşımak ve bulundurmak'', ''azmettirmek suretiyle kasten nitelikli adam öldürmeye teşebbüs etmek'', ''varsayılan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak silahlı tehdit'', ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' ve ''tehlikeli patlayıcı maddeleri izinsiz olarak bulundurmak'' suçlarından 9.5 ile 82 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılmaları isteniyor.
Devamı...

16 Kasım 2011 Çarşamba

'Şike var' deyip ağladı


Best Model Of Turkey'de Tuğba Melis Türk'ün birinci seçilmesine bir itiraz da yarışmacı Cansu Taşkın'dan geldi!

Cansu Taşkın, bu sabah katıldığı 2. Sayfa programında, yarışmadan sonra psikolojisinin bozulduğunu söylerken gözyaşlarına boğuldu. "Yarışmanın favori ismi bendim" diyen Taşkın sözlerini şöyle sürdürdü: "Best Model'in internet üzerinden yaptığı oylamada birinci seçildim. Yarışma gecesi de ben podyumda yürürken herkes ayakta alkışladı ama sonuç benim için hayal kırıklığı oldu. En azından ilk 5'e girmeye kesin gözüyle bakıyordum. Yarışmaya sonradan dahil olan Tuğba'nın birinci olması hepimizi şaşırttı.
Zaten yarışma öncesi cep telefonuma bir arkadaşım mesaj atmış ve ilk 3'e gireceklerin listesini yollamış. Bu mesajı yarışma bittikten sonra gördüm, bu şaibeli durumu bize kim açıklayacak. O gece sabaha kadar uyumadım, yarışma sonrası ailem beni kuliste bulamayınca intihar ettiğimi düşünmüş. O kadar kötü oldum ki kendime bir şey yapmamdan korkmuşlar. Bir daha Türkiye'de yarışmaya girmem, tövbe ettim."Best Model Of Turkey'de Tuğba Melis Türk'ün birinci seçilmesine bir itiraz da gözyaşları içinde favori yarışmacı Cansu Taşkın'dan geldi.
Devamı...

30 Ekim 2011 Pazar

Yılın skandalı

4 eskortlu fantezi karakolda bitti
4 kadınla grup seks yapmak için anlaştıkları öne sürülen Nihat Doğan ve İzzet Yıldızhan'ın gecesi olaylı bitti. Kadınlardan biri Yıldızhan'ın kendisini darp ettiğini iddia edince türkücülerin kaldığı oteli polis bastı

Ünlü sanatçılar Nihat Doğan ve İzzet Yıldızhan'ın, para karşılığında anlaştıkları 4 kadınla, Ankara'daki beş yıldızlı bir oteldeki "seks fantezisi" olaylı bitti. Ayrı ayrı odalarda grup seks yapmak istedikleri iddia edilen sanatçılardan Yıldızhan ile kadınlar arasında tartışma çıktı. Yıldızhan'ın kadınlardan birini darp ettiği iddia edildi. Darp edilen kadının Yıldızhan'dan şikayetçi olması üzerine, ünlü sanatçılar emniyete götürüldü

Doğan, emniyetteki ifadesinin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakılırken, Yıldızhan'ın ise savcılık tarafından "tecavüz, cinsel saldırı ve darp" suçlarından tutuklanması istendiği öğrenildi. Yıldızhan, "suç vasfının değişme ihtimali" nazara alınarak mahkemeden serbest bırakıldı. Yıldızhan'ın avukatı Erol Aras, "Bu bir iftira. İftiradan dolayı hakim gerekli değerlendirmeyi yaptı" dedi.
Milliyet'in edindiği bilgilere göre, Yıldızhan ve Doğan, önceki gün Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlunun, Ankara'nın en lüks otellerinden birinde yapılan düğününe katıldı. İddiaya göre, Yıldızhan ve Doğan düğünün ardından para karşılığında birlikte olmak için anlaştıkları 4 kadını bu otele çağırdı. Yıldızhan ve Doğan, yanlarına aldıkları kadınlarla odalara çıktı. Yıldızhan ve Doğan'ın birlikte olmak için kadınlara 300'er dolardan toplam 1200 dolar ödediği öne sürüldüİddialara göre birlikte olmak için anlaşılan 4 kadından birisi ile Yıldızhan arasında tartışma çıktı. Tartışma sonucu Yıldızhan'ın kadınlardan birisini darp ettiği öne sürüldü.

Yıldızhan serbest kaldı
Yıldızhan'ın tartıştığı iddia edilen bir kadın, otel odasından polisi arayarak şikayetçi oldu. İhbar üzerine otele giden ekipler, Yıldızhan ve Doğan ile 4 kadını emniyete götürdü.
Kadınlarla bir sorun yaşamayan Doğan'ın ise tanık sıfatıyla ifadesi alındı. Doğan, savcılık talimatıyla serbest bırakılırken, Yıldızhan ise adliyeye sevkedildi. Ankara Cumhuriyet Savcısı Kenan Koçer tarafından ifadesi alınan Yıldızhan'ın, "darp, tecavüz ve cinsel saldırı" suçlarından tutuklanması istendi.
Nöbetçi mahkemeye sevkedilen Yıldızhan, "suç vasfının değişmesi ihtimali, mevcut delil durumu" göze alınarak, serbest bırakıldı. Yıldızhan'ın emniyetteki ifadesinde, kadınların kendisini dolandırmaya çalıştığını iddia ettiği için aralarında tartışma yaşandığını söylediği öğrenildi
gizliliği nedeniyle bu aşamada bir şey söylemek mümkün değil. Mahkemece serbest bırakıldı. Soruşturma sürecinde hiçbir beyanda bulunmayacak. Gizliliğe riayet etmek zorundayız. Olay aydınlandı. Bu bir iftira. İftiradan dolayı hakim gerekli değerlendirmeyi yaptı.
Milliyet'e konuşan Nihat Doğan, şunları söyledi: "Zafer Çağlayan'ın oğlunun düğününe davetliydik. Diğer konuklar gibi otelde misafir edildik. İzzet'in odasına 5 dakikalığına uğradım. Dört kadın misafiri vardı. İzzet 'Arkadaşlar senin hayranınmış' dedi. 5 dakika sohbet ettik, odama geçtim. Sonrasını bilmiyorum. Sabah polisler 'Bir darp olayı yaşanmış, tanık oldunuz mu?' diye sordu. Ben de 'Olayın bir alakası yok' dedim. Çayımı içip Emniyet'ten ayrıldım."

BU BİR İFTİRA

Yıldızhan'ın avukatı Erol Aras, adliyeden çıkarken yaptığı açıklamada, "Soruşturmanın gizliliği nedeniyle bu aşamada bir şey söylemek mümkün değil. Mahkemece serbest bırakıldı. Soruşturma sürecinde hiçbir beyanda bulunmayacak. Gizliliğe riayet etmek zorundayız. Olay aydınlandı. Bu bir iftira. İftiradan dolayı hakim gerekli değerlendirmeyi yaptı" diye konuştu.
Devamı...

29 Ekim 2011 Cumartesi

Acun Ilıcalı eleştirilere cevap verdi!

Hakkari'de 24 şehit verdiğimiz hafta "Yetenek Sizsiniz Türkiye"nin yayınlanmasının ardından sosyal medyada eleştiri bombardımanına tutulan Acun Ilıcalı bu konuda kendisine yöneltilen eleştirilere cevap verdi.
CNN Türk'te Cüneyt Özdemir'in sunduğu Soru Yorum programına katılan ünlü yapımcı,  'Başbakan Erdoğan'ın annesi Tenzile Erdoğan'ın vefatı sonrası "Yok Böyle Dans" yarışmasının yayınını erteleyip şehitlerimizin olduğu hafta neden Yetenek Sizsiniz Türkiye'yi yayınladı' diye sosyal medyada tartışma konusu olmuştu. Acun Ilıcalı bu konuya şu sözlerle açıklık getirdi:

"BENİ KİMSE YIPRATAMAZ"
"Benimle ilgili gelmiş geçmiş en saçma iddia. Bu benim çok güldüğüm bir olay. Biz Başbakan Erdoğan'ın annesinin öldüğü hafta cumartesi ve pazar günü 'Yetenek Sizsiniz Türkiye' yarışmasını zaten yayınlamıştık. Bu yanlış değil yanlışüstü birşey.

Bunlar belli bir kesimin, yani Acun'u karalayalım diyen grubun ortaya çıkardığı olay.  Deprem olayından sonra geçtiğimiz haftasonu yani pazar günü bir tek ben yayın yapmadım. Diğer kanallar herşeyi yayınladı. Diziler vs. Ben bunlara gülüyorum. Ama bu da şöhretin bedeli. Allah bana televizyonda yayın yapma gücü verdiği sürece beni kimse yıpratamaz ve ekrandan koparamaz. Ben bu olaylarla biranda insanların nasıl galeyana geldiğini gördüm. Belli bir kesim buna hazır. Ama iyi haber şu bunlar çok küçük grup. Kendi kendilerini gaza getiren bir grup var. Medya benim konumda tuzağa düşmedi."

"YAYINI DURDURMAYA SICAK BAKMIYORUM"
Ilıcalı, şehit haberleri üzerine yayın yapmak konusunda ise 'saldırıların amacı hayatı durdurmak' diyerek, yayınların durdurulması ile PKK'nın amacına ulaşacağını söyledi ve yayın durdurma fikrine sıcak bakmadığını belirtti.

"BAŞBAKAN BENİ SEVER, BEN DE ONU SEVERİM"
Cüneyt Özdemir'in Başbakan Erdoğan'la olan yakınlığına şaşırdığını söylemesi üzerine Ilıcalı, Başbakan Erdoğan'ı çok sevdiğini söyledi ve ekledi: "Başbakan beni çok sever. Ben de onu çok severim. Çok görüşmeyiz. Beni sevdiğini hissediyorum.

Senede birkaç kez görüşürüz. Sağolsun halimi hatrımı sorar. Kendisi abim olarak gördüğüm bir insan. Bazen fikir alıyorum. Benim hiçbir parti ile bir işbirliğim, çıkarım yoktur" diye konuştu.

'İSTİKRARA, BAŞARIYA OY VERDİM'
Cüneyt Özdemir'in 'Oyunuzu Ak Parti'ye vermişsiniz' demesi üzerine Ilıcalı, "Evet Ak Parti'ye verdim. Yalan mı söyleyeyim. Ben Ak Partili değilim. Partinin herhangi biryerinde de değilim. Ama ülkede bir takım şeyler güzel gidiyor. Bu ülkenin ekonomik kriz yaşadığı dönemleri de hatırlıyorum.  Türkiye ekonomisinin son 10 yılına bakarlarsa değişimi görürler.b Ben istikrara, başarıya, Ak Parti'ye oy verdim" diye konuştu.

HÜLYA AVŞAR'DAN NEDEN VAZGEÇMİYOR?
Hülya Avşar'ı her iki yarışmasında da jüri üyesi yapan Acun Ilıcalı bunun nedenini anlattı: "Ben hayatımda hiç bu kadar doğal, kendisiyle barışık, komplekssiz bir insan görmedim. Hülya yanımdayken kendimi rahat hissediyorum. Benim için Hülya dışında bir alternatif olsaydı onu asla "O Ses Türkiye"ye çıkarmazdım."

ALİ TARAN'LA YOLLARINI NEDEN AYIRDI?
Ilıcalı, Ali Taran'la neden yollarını ayırdığına da açıklık getirdi: "Ali Taran'la gayet güzel çalıştık. Kendisi çok saygı duyduğum, reklam dünyasında da çok değerli bulduğum bir insan. Ali abinin evliliği, boşandığı eşiyle sorunları çok fazla gündeme geldi. Eski eşiyle bir savaş içindeler. Herkesin özel hayatı kendinedir. Bu olayların sürekli gündeme gelmesinin program için iyi olmayacağını düşündüm. O gerilimi programa taşımak istemedim."

'BANA KİMSE BUNUNLA ÇALIŞMA DİYEMEZ'
Tatlıses'in Asena'nın işine engel olduğu yönündeki iddiaları yalanlayan Acun Ilıcalı Asena'nın neden jüride olmadığı ile ilgili de, "Tatlıses'le bu konuda ne konuştum ne de bana Asena ile ilgili herhangi bir istek geldi. Ben Asena'yı Survivor'a götürdüm. Bana kimse bununla çalışma diyemez" diyerek iddiaları yalanladı.

YENİ SURVİVOR GELİYOR
Yeni Survivor yarışmasında ünlüler ve ünsüzlerden oluşan kadro kuracağını söyleyen Ilıcalı, kafasında çok güçlü bir kadro kurduğunu söyledi ve "İnanılmaz bir takımla yeni survivor geliyor" dedi. Yeni Survivor'ın Mart başında başlayacağını da sözlerine ekledi.

DEPREM BÖLGESİNE OKUL YAPTIRACAĞIM
Depremin vurduğu Van'a okul yaptıracağını söyleyen Ilıcalı, "Ben 200 kişinin yemek yediği bir şirketin sahibiyim. Bizim de sıkıntı çektiğimiz dönemler oldu. Bir elimiz yağda bir elimiz balda hiç olmadı. Söylemediğim de çok yardımım vardır. Şimdiye kadar da 6 kampanya yaptım" diye konuştu.

SEYİRCİDEN EROTİK KIYAFET SORUSU
Programda bir seyircinin "Yok Böyle Dans yarışmasındaki kıyafetleri çok erotik ve seksi. Neden?" sorusuna Ilıcalı şu sözlerle yanıt verdi: "Seyircimize o noktada katılıyorum. Bazı şeyler belli derecede olmalı. Bazı yarışmacılar kendileri istiyor o kıyafetleri. Bir kaç kişiden daha duydum bu tarz  yorumlar. Bu cümleyi dikkate alacağım. Limitleri zorlamadan herkese hitap etmek lazım."

NEDEN KÜRTÇE SÖYLEYEN YARIŞMACI YOK?
Acun Ilıcalı'ya gelen bir diğer soru da "O Ses Türkiye" yarışmasında neden Kürtçe şarkı söyleyen bir yarışmacının olmadığı ile ilgiliydi. "Bizim programımız eğlence odaklı ve birçok tartışma konusu olan şeyden uzak kalması gerekiyor" diyen Ilıcalı, "Daha net tartışmasız yarışmacılar tercih ediyoruz" diye konuştu.
Devamı...

28 Ekim 2011 Cuma

Ben kimseyle kavga etmem'

Merve Sevi, sette Fahriye Evcen'le kavga ettiği haberlerine cevap verdi'Yalancı Bahar dizisinde birlikte rol aldığıFahriye EVCEN'le sık sık çekimler esnasında tartıştığı yönünde haberler çıkanMerve SEVİ önceki gün Nişantaşı'ndaydı.
Depremzedelere yardım amacıyla yapılan etkinliğe katılan Sevi, Evcen'le aralarında gerilim olmadığını açıkladı. Sevi, "İddialar doğru değil. Benim kimseyle aram açık olmaz, kimseyle kavga etmem. Bu benim yapıma aykırı. Dizi çok kolektif bir çalışma içinde yapılıyordu. Fahriye'yle de gayet iyi anlaşıyorduk" diye konuştu.
Devamı...

27 Ekim 2011 Perşembe

Adnan Şenses yoğun bakımda

Adnan ŞENSES dün sabah saatlerinde amerikan hastanesi'nde ameliyet oldu. Bir hafta önce mide kanseri teşhisi konan Şenses'i sanatçı dostları Hülya AVŞAR ve Selçuk URAL'da yalnız bırakmadı.6 saat süren operasyonun ardından yoğun bakım ünitesinde tedavisine devam edilen Adnan ŞENSES'in midesinin tamamı alındı.
Devamı...

18 Ekim 2011 Salı

'Göğüs kanseriyim'


Oyuncu Vahide Gördüm’ün ardından pop müziğin ünlü ismi Nilüfer de meme kanseri oldu. Sanatçı, meme kanserine yakalandığını kendisi açıkladı. HT'nin haberine göre, Nilüfer’in doktoru Meral Demirel de "Geçtiğimiz günlerde Nilüfer’e kanal içi erken evre meme kanseri teşhisi konuldu. Hızla bir ameliyat programı yapıldı. Nilüfer önümüzdeki günlerde ameliyat olacak ve konuyla ilgili tedaviye başlanacak" dedi.
Moralinin oldukça yerinde olduğunu dile getiren Nilüfer, herhangi bir sorun çıkmadan kanseri yeneceğini belirtti. Sanatçı, konser programı ile ilgili yapılabilecek değişikliklerin de önümüzdeki günlerde açıklanacağını söyledi. Nilüfer, erken teşhisinin avantajıyla kansere karşı galip geleceğini belirtti. Ünlü şarkıcı Kylie Minogue, meme kanserini yenen ünlü isimlerdendi.
Devamı...

16 Ekim 2011 Pazar

Arda Turan, Sinem Kobal'ı ailesinden istedi

Arda Turan-Sinem Kobal aşkında evliliğe giden yolda ilk adım atıldı           Milliyet gazetesinde yer alan habere göre; Arda ve Sinem Kobal geçtiğimiz günlerde Madrid’den İstanbul’a birlikte geldi. Bu dönüşü fırsat bilen Arda Turan, önceki gün sevgilisini ailesinden istedi.

Arda Turan, yakın arkadaşı Acun Ilıcalı ve Galataray Teknik Direktörü Fatih Terim’le Kobal’ın Ataşehir’deki evine gitti.

Kobal’la evlenmek için ilk ciddi adımı atan futbolcu, geceye Acun Ilıcalı’yla devam etti                                                                  
Devamı...

15 Ekim 2011 Cumartesi

Ebru Gündeş kızını kucağına aldı

Ebru Gündeş bu sabah Florance Nigthingale hastanesinde sezaryenle bir kız bebek dünyaya getirdi
Alara ismi verilen bebeğin doğumuna eşi Reza Zarrab da katıldı.


Gündeş sayfasına yazdığı şu mesajla müjdeli haberi takipçileriyle paylaştı; "Bu mesajı okuduğunuza göre kızım Alara sağlıkla dünyaya gelmiş demektir. Mutluluğumu ve heyecanımı paylaşan herkese sonsuz teşekkürler."
Devamı...